Bugün çok değerli abilerimle beraberdim. Muhabbet dolu güzel bir akşamdı diyebilirim. Önce Asus Türkiye tayfasıyla bilardo şow (Abim ve Kuzenim Asus Türkiye'de çalışıyor.), ardından Sadık Abi 'nin mükemmel mekanına bir ziyaret, çay ve kurupasta. Bu sefer Recai abi'de eşlik etti bize sağolsun. Kurtardık yine memleketi, eğitim sektörünü düzelttik, işle ilgili muhabbetler döndürdük. :)  Sadık Abi'nin çayı hani derler ya "davşan ganıydı" ama onu unutmamak lazım. Erdal neler kaçırdığına yansın dursun şimdi :).

İlk duyduğumda çok şaşırmıştım. Sadık abi'nin çocukluğumda benim kur'an okumayı öğrendiğim cüz'ün Hattat'ı Hüseyin Kutlu'nun oğlu olduğunu öğrendiğimde. Çok gülmüştüm. Allah sağlık sıkıntısı vermesin, yeteneğine zeval getirmesin Hüseyin Amca'nın.

Muhabbetten bir ara ayrılıp Sadık abinin penceresinden bakınca bir değişik geldi İstanbul gözüme.  Her zamankinden alımlıydı. "Sadık abi gel gel gel" demeye kalmadı sağolsun makinasını kaptığı gibi aldı soluğu balkonda. Mükemmel bir kare çıktı ortaya. Zaten hep söylüyoruz. Bu evde oturan adam yaşlanmaz :). Yukarıdan anlayabilirsiniz. Biri öz üç değerli abimin fotoğrafını çektim. Onları da ekleyeyim ünlü olsunlar :) Resimdekiler soldan sağa Sadık Kutlu, Ferhat Özkaşgarlı, Mehmet Ata.

Her anlamda çok kritik kararlar alıp uygulamaya koyduğum bu günlerde fazlasıyla tavsiye ve duaya ihtiyacım var. Beğendiğiniz ofis tasarımlarını bana e-mail atabilirseniz çok sevinirim. Yeni ID ofisi için fikirlere ihtiyacım olacak.

E bulduk böyle güzel İstanbul manzarası kaçırır mıyım? Saçları kestirdikten sonra abilerin sözüyle deliler gibi çıktığım resimlerden biri :) . 10 Saniye pozlayıp enteresan bir İstanbul Hatırası çekti Sadık abi. Tripoduna, makinana, gözüne, gönlüne sağlık abi.


Muhabbetle.