Dün benim için inanılmaz bir gündü. İstanbul'un bu kadar büyük olduÄŸunu farkettim diyebilirim. İstanbul Belediyesinin tüm toplu taşıma araçlarını kullandım bir gün içinde an itibariyle araba almak için para biriktirmeye baÅŸlamış bulunuyorum :) . Dün akÅŸam karşı yaka'da ki iÅŸlerimi toparlayıp Üsküdara döndüm, malum standart Mihrimah Sultan seferlerimden birini daha gerçekleÅŸtirdikten sonra eve doÄŸru yol almaya baÅŸlamış idim ki Erdal telefonla arayıp, "Papatya abla'yla Yavuz BahadıroÄŸlu dinleyebiliriz." dedi. Hay hay deyip zaten yolumun üzerinde olan Erdal'ın evine gidiverdim.



Erdalın ufaklığı görmeyeli baya olmuÅŸ, büyümüÅŸ afacan. Erdal anlatırdı da inanmazdım "Hatırla Sevgili çalimmi abi" dedi baÅŸladı döktürmeye. MaÅŸallah 10 yaşında güzel keman çalıyor.

Biz Erdalın annesinin hazırladığı yemeÄŸi miÄŸdeye gönderirken zaman su gibi akıp geçivermiÅŸ :) Yavuz amcaya yetiÅŸtiÄŸimizde "Sürç-i Lisan Ettiysem Affola" diyordu ama olsun pek feyz aldık.

Yavuz amcadan sonra Papatya ablayı alıp GüllüoÄŸlu yaptık. Niyet Mado idi ama nasip iÅŸte :). Bir de resim çektirdik. Bir arkadaşın taklidini yaparken kasıp poz verecektik ikimizde ama Erdal utandı :) o yüzden yattı o poz.

Allah razı olsun muhabbetini esirgemedi. Erdalla ben zaten 5 dakika durmuyoruz. İş, güç, siyaset, para, borsa, ekonomi, reklam, yemek, tatlılar, halkla iliÅŸkiler, Erdal'ın izmir ve çerkes köy maceraları :) aktı gitti muhabbet. 5 Åžubat Salı günü yapacağımız yazarlara özel toplantının provasını yaptık diyebilirim. Hemde yüzyüze görüÅŸmüÅŸ olduk AyÅŸe Gülden ablamızla.

Resimleri de ekleyip kıskandıralım dedik. Okurlarla beraber de istanbulda toplanacağız inÅŸallah birgün.