Bugünkü cuma hutbesinin konusu "İsraf ve Cimrilik" idi.Namazdan sonra aklıma,geçenlerde Devlet Bakanı ve eski Diyanet İşleri BaÅŸkanı Prof.Dr. Mustafa Said YazıcıoÄŸlu'nun sözleri geldi:"Türkiye'de cami israfı var.Bir yerde cami varken orada baÅŸka bir cami inÅŸa etmek israfa girer."

 DüÅŸündüm de hocamız hiç de haksız deÄŸil.Ama ÅŸunu da özellikle ifade etmek istiyorum ki,camilerin sayılarını okulların sayısıyla kıyaslamak kadar saçma birÅŸey olamaz.Okul için belli yaÅŸ sınırları var.Bir çocuÄŸun okulda eÄŸitim-öÄŸretim görebilmesi için bu yaÅŸ aralığında olması gerekir.Camilerde ise böyle bir sınırlama sözkonusu deÄŸil.Her yaÅŸtan,her kesimden insanların camiye gelme durumu var,her ne kadar insanlar camileri "huzurevi" gibi görseler de...

 "Huzurevi" dedim de aklıma geldi.Bundan iki sene önce yaz mevsiminde İstanbul'da bir hocamızın vekili olarak kısa süre görev yapmıştım.Tabi yaz mevsiminde  cemaatin yaÅŸ ortalaması düÅŸüyor çocukların iÅŸtirakıyla.Åžu husus da var ki günümüz çocukları,diÄŸer bir deyiÅŸle "zamane çocukları",meÅŸhur bir hocanın(!) deyimiyle de "ahir zaman uÅŸakları" çok zeki.Namazın farzına durduÄŸumuz vakit içeride koÅŸturup duruyorlar,selam vermeye yakın ise  amiyane bir tabirle arazi oluyorlar.Yine birgün bu "ahir zaman uÅŸakları" az önce bahsettiÄŸim ÅŸekilde içeride gürültü yapıp dışarı çıkmışlardı ve namazımızı bitirip,ellerimizi mevlaya açıp dua ettikten,"el-fatiha" dedikten sonra cemaatin kıdemlilerinden birisi (yaÅŸlı demek istemedim) ayaÄŸa kalkarak,cemaate dönerek ve "Kızım sana söylüyorum,gelinim sen anla" üslubuyla "Yahu bu cami çocuk bahçesine döndü!" diyerek sesini yükseltti.Biraz sinirlendim ama insanlara karşı kırıcı olmamayı biraz da mecburiyetten dolayı misyon edindiÄŸim için,aynı üslup ile karşılık vermedim.Ama hiç cevap vermezsem içime oturacaktı tabiri caizse."Hacı abi sen hiç merak etme camiler çocuk bahçesi deÄŸildir,olamaz.Ama ÅŸunu unutma ki camiler huzurevi de deÄŸildir ve olamaz." dedim.Biraz kızsa da,bozulduÄŸu mimiklerinden belli olsa da birÅŸey demeden gitti.

 Konuyu deÄŸiÅŸtirdiÄŸim için kusura bakmayın.(Yazı biraz uzasın diye deÄŸiÅŸtiriyorum,aramızda kalsın)Evet,Türkiye'de cami israfı var.EÄŸer benim gibi Karadenizliyseniz (veya deÄŸilseniz) iyi bilirsiniz.Özellikle Karadeniz Bölgesi'ndeki bazı köylerde,hem de küçük,nüfusu en aza indirgenmiÅŸ sayılabilecek köylerde en az iki adet olmak üzere devasa camilerin bulunduÄŸunu bilirsiniz.Bu durumun sebebi genellikle köy halkının bir kısmının diÄŸerine küs olmasıdır.Bu yüzden aynı camide namaz kılmamak için aynı köye bir cami daha yaparlar.Tabi bu durum her köyde mevcut deÄŸil.

 Yine geçenlerde bir haber okumuÅŸ ve deyim yerindeyse dumura uÄŸramıştım.Mekan DoÄŸu Karadeniz'de bir köy... Köy kahvehanesi ile cami arasında bir hayli mesafe var.Kahvede oyun oynarken namaz için caminin yolunu tutmak zor geliyor.Öyle ya, cami uzak.Buna bir çözüm bulmak gerekiyor.Dahiyane bir çözüm (!) buluyorlar.Kahvehanenin yanına bir cami daha yapıyorlar.Evet kahvehaneyi caminin yakınına taşımıyorlar,kahvehanenin yanına bir cami daha yapıyorlar.Kahvehane iÅŸletmecisi,"Kahve ile caminin arası uzaktı.Millet oyunu bırakıp camiye gitmekte zorlanıyordu.Åžimdi herkes çok mutlu.Ezan okununca oyunu bırakıp camiye gidiyoruz,namaz sonrası eÄŸlencemize devam ediyoruz." Fıkra gibi gerçekten.

 "Allah Teala Kur'an-ı Kerim'de "Allah'ın ipine sımsıkı sarılın.Parçalanıp bölünmeyin." (Al-i İmran 3/103) buyuruyor.Bu ayet-i kerimenin camilerle olan ilgisini mi sorguluyorsunuz?Camilerin çokluÄŸunun müslümanlar üzerinde bazı olumsuzluklara sebep olabileceÄŸine inanmayanlardan mısınız? Bakın, deÄŸerli bir hocamızın bize anlattıklarını sizlerle paylaÅŸacağım,belki o zaman bana hak verirsiniz.
 
 GeçtiÄŸimiz mart ayında Diyanet İşleri BaÅŸkanlığı Bolu EÄŸitim Merkezi'nde yaklaşık bir ay süren tedrisat dönemimizde Bünyamin Albayrak isimli hocamızın anlattıkları çok düÅŸündürücüydü.Hocamız Hollanda'da görev yapmıştı ve bize izlenimlerini aktarıyordu.Birgün dedi ki:"Hollanda'da bir grup müslüman bir araya gelsin ve cami yaptırmak için yönetime baÅŸvursun,anında izin verirler." Biz o esnada "Vay beeee! Gavurdaki hoÅŸgörüyü görüyor musun? Helal olsun..." diyip sazanlık yaparken hocamız "O kadar saf olmayın.Oranın idarecisinin Yahudi bir danışmanı var,kendisine bu husus sorulduÄŸunda adam diyor ki "Kim böyle bir istek ile gelirse hemen izin verin,bunlar (müslümanlar) bir arada olurlarsa,birlik olurlarsa bizi dahi koltuÄŸumuzdan edebilirler.Ne kadar bölünürlerse bizim için o kadar kar."ArkadaÅŸlar Avrupa'da ne yazık ki durum böyle.Camiler arasında dahi kamplaÅŸma var,biri diÄŸerinin camisine gitmiyor."

 Peygamberimiz de bir hadis-i ÅŸerifinde ÅŸöyle buyuruyor:
 "Ümmetimin son zamanlarında mescidlerini süsleyip kalplerini harap bırakan,elbisesini sakınıp koruduÄŸu kadar dinini sakınıp korumayan,dünya iÅŸlerinin yolunda gitmesi uÄŸrunda dinini vasıta yapmaya aldırış etmeyen bir takım insanlar türeyecektir." (Hakim,Son Zamanlarla İlgili Hadisler,s.27)

 Bu hadis-i ÅŸerif günümüzü ne güzel tasvir ediyor deÄŸil mi?