Blogumdaki bir yazımda "Devletini ve tuttuÄŸu futbol takımını kahvehaneden yöneten tek millet biz miyiz?" diye sormuÅŸtum.Åžimdi bir soru daha eklemek istiyorum:"Hiçbir araÅŸtırma yapmadan,okumadan, dini konuların tamamında bilgi sahibi olan ve fetva verme yetkisine haiz olan tek millet biz miyiz?"

 Aslında dini konularda yorum yapmak,yapabilmek güzel bir ÅŸey.Ama bu sadece bazı itikadi meselelere, emir ve yasakların hikmetine ve dini ritüellerin ÅŸekline iliÅŸkin.Günümüzde bazı kiÅŸiler ise(ki bunların büyük çoÄŸunluÄŸu art niyetli kimseler) dini hükümler ve özellikle yasaklanan fiiller hususunda hiçbir bilgiye ve donanıma sahip olmadan, mesnedsiz açıklamalarda bulunmaktalar.Bir fizik problemini çözmesi için ya da bir İngilizce metni tercüme etmesi için konuya vakıf olmayan bir vatandaşın kapısını çalsak,"Ne anlarım ben bunlardan!" karşılığını alırız ÅŸüphesiz."Bence..." ile baÅŸlayan bir cümle ile konu hakkında yorum yapıp bizi aydınlatacağı (!) da beklenemez.Ama dini bir problemi çözmesi için aynı vatandaşın kapısını çalsanız,birdenbire,dünyada eÅŸi benzeri anasından doÄŸmamış bir allame-i cihan ile karşı karşıya gelirsiniz.Fakat ne hikmetse her kelimesinin başında bir "Bence..." vardır bu vatandaşın.
 Özellikle ilk dönem İslam alimleri "Diliniz yalana alışmış olduÄŸu için her ÅŸeye "ÅŸu haramdır,ÅŸu helaldir" demeyin.Zira Allah'a karşı yalan uydurmuÅŸ olursunuz.Allah'a karşı yalan uyduranlar kurtuluÅŸa eremezler" (Nahl 16/116) ayet-i kerimesini dikkate almışlardır.Kur'an ve Sünnet haramı belirlerken kaideyi ele almış ve belirli durumların hükmünü belirtmiÅŸ olup ince detaylara girmemiÅŸtir.Bu detaylarla ilgili olarak da İslam alimleri yukarıdaki ayet-i kerimeyi göz önünde bulundurarak,"haram" tabiri ile Allah'ın açıkça haram kıldığı hususları kasteder,hakkında açık ve kesin delil bulunmayan ÅŸeyler için ise "haram "demekten kaçınırlar,bunları ifade için daha çok "mekruh,hoÅŸ deÄŸil,doÄŸru deÄŸil,sakıncalı,caiz deÄŸil" gibi tabirleri kullanırlardı.Tabi bu, tam zıddı için de geçerliydi.
 Ama ne yazık ki günümüzde inandıkları gibi yaÅŸamadıkları için yaÅŸadıkları gibi inanmaya baÅŸlayan bazı kimseler "kılıfına uydurmak" hususunda çok maharetliler.Bunda ÅŸüpheli ÅŸeylerden kaçınmamanın ,dinimizce kerih görülen davranışların sıkça ve fütursuzca yapılmasının da rolü büyük.Zira bunu sıkça yapanlar bir müddet sonra haramları da rahatça iÅŸleme cür'eti gösterirler.Bir müddet sonra "Kılıfına uydurma " konusunda uzman olurlar.Bir sonraki menzil ise felaketin ta kendisidir.

 Geçenlerde bir haber sitesinde gezinirken "Piyango haram mı?" baÅŸlığı altındaki bir haber dikkatimi çekti.Haberde ÅŸu ifadeler yer alıyordu:"Din İşleri Yüksek Kurulu BaÅŸkanvekili Prof.Dr. Saim YEPREM'in "Piyangonun her türlüsü haramdır" sözlerine ilahiyatçılardan farklı tepkiler geldi.Bazı ilahiyatçılar Milli Piyango'nun, Mehmetçik Vakfı ve Çocuk Esirgeme Kurumu baÅŸta olmak üzere birçok kuruma yardım aktardığını dolayısıyla buna direkt olarak "haram" demenin doÄŸru olmayacağını söyledi.
 Bazı ilahiyatçılar da piyangonun haram olduÄŸunu,baÅŸka kurumlara aktarılmasının bu sonucu deÄŸiÅŸtiremeyeceÄŸini savundu."

Bazı ilahiyatçılar, bazı kurumlara yardım aktarıldığı için piyangonun haram olmadığını savununca ÅŸu soruyu sormak geldi içimden:"Yarın Tekel bir açıklama yapsa. "Artık yıllık ciromuzun% 25 ini bazı vakıflara ve sosyal yardım kuruluÅŸlarına aktaracağız" dese,o zaman da alkollü içkinin haram olmayacağını mı savunacaksınız?
 
 Sonra ÅŸu ayet-i kerimeyi hatırladım."Allah'ın indirdiÄŸi kitaptan bir kısmını gizleyip onu az bir bedel ile deÄŸiÅŸenler (var ya),iÅŸte onlar karınlarına ateÅŸten baÅŸka bir ÅŸey doldurmuyorlar.Kıyamet günü Allah onlarla ne konuÅŸacak ne de onları arıtacaktır.Onlar için elem dolu bir azap vardır" (Bakara 2/174)
 
AteÅŸe dayanıklı (!), cesur insanlarımız ne kadar da çok....
Son olarak yukarıda sözünü ettiÄŸim habere yapılmış bir yorumu aktarmak istiyorum.Yorum aynen ÅŸöyle:"Alan memnun,satan memnun.Neden haram olsun ki..." 

 Ben de diyorum ki."Güler misin,aÄŸlar mısın?"