Dile kolay.Tam yirmiyedi yıl.Koskoca yirmialtı yılı geride bıraktım.Bugün itibari ile yirmiyedinci yıldan gün almaya, zaman çalmaya baÅŸladım.Öyle ki ÅŸu satırları yazarken dahi yirmisekizinci yılıma doÄŸru hızla ilerliyorum.Yazdığım her cümle,her kelime, klavyemin tuÅŸladığı her harf, artık geçmiÅŸin oluyor ve geçmiÅŸte kalıyor, eskiyor.Ömür dediÄŸimizde böyle birÅŸey iÅŸte...Nasıl geçti bunca yıl diye sorulacak olsa, bilmiyorum cevabını rahatça verebiliyorum.Çok çabuk geçti.Hiçbir ÅŸey anla-ya-madım.Çok ÅŸey yaÅŸadım ama farkına var-a-madım.
 
 Artık sanıyorum çocukluk ve gençlik zamanlarını geride bıraktım.Olgunluk çağımın geldiÄŸini  ve hatta geçtiÄŸini hissediyorum.Hissediyorum ama içimdeki çocuÄŸun hala büyümediÄŸini düÅŸünüyorum.Yirmiyedi yaşını,  eskiden beri çok fazla ve büyük bir yaÅŸ olarak düÅŸünürdüm.Kendime çok uzak olarak görürdüm.Etrafımdaki yirmiyedi yaşını gösteren kiÅŸilere bakar, daha bu yaşıma çok var diyerekten teselli eder dururdum.Åžimdi tam yirmiyedi yaşındayım.! Hayatı yarıladım sanırım.Otuzuma merdiven dayadım GençliÄŸi geride bırakıp, elveda dedim, vedalaÅŸtım.Çünkü artık bende Onlar gibi yirmiyedi yaşındayım.Yine dopdolu ve hicranlıyım. 
  
 DoÄŸum günlerim daima hicrandır benim için.Bir  düÅŸünce alır gider beni geçmiÅŸe.DüÅŸünür düÅŸünür üzülürüm.Hiçbir zaman kutlamayı düÅŸünmemiÅŸimdir.Bazı yıllar, üzerinden günler geçer de birden aklıma geliverir bir yılımı daha geride bıraktığım.İçimi bir hüzün kaplar.Bir burukluk hissederim, çok düÅŸünceli olur ve sanki baÅŸka bir yerde yaşıyormuÅŸum gibi hislere kapılırım.İçimdeki bu hüzün fırtınası, dünyadan ayrılmaya bir yıl daha yaklaÅŸtığımdan mıdır yoksa ebediyete olan hazırlıksızlığımdan mıdır bilemiyorum.Fakat ben doÄŸum günlerimde sevinemiyorum.Pastalar olsa da, mumlar kararsa da, hediyeler sunulsa da  mesrur olamıyorum.Yapmacık bir tebessümün ardından, teessürle doluyorum.
 
 DüÅŸünüyorum da bir yirmiyedi yıl daha yaÅŸasam, ellidört yaşında oluyorum.Altı yılda ben ekleyeyim.Tam altmışı buluyorum.Yani  bu günden itibaren otuzüç sene daha yaşıyorum.Bir çekimlik tesbih taneleri kadar...Sadece otuzüç sayılı yıl.! Demektir ki otuzüç defa yaz , otuzüç kere kış mevsimi göreceÄŸim.Otuzüç defa Ramazan ve Kurban bayramı, otuzüç defa kadir gecesi ihya edeceÄŸim.Sadece otuzüç kere ekin ekilecek ve biçilecek, otuzüç kere aÄŸaçlar meyve verecek, otuzüç kere dünya güneÅŸin etrafında dönecek.
  
 Evlilik, emeklilik, hayata dair iyilik ve güzellik...Acı tatlı herÅŸey otuzüçün içinde olacak.Çoluk çocuk, evlad-ı iyal, belki torun ve bir o kadar da sorun...Yine bu tahmin ettiÄŸim tesbih tanecikleri kadar, otuzüçün içinde yaÅŸanacak.Belki de hiçbiri olmayacak.İnsanoÄŸlu bilmiyor ki yarın bu dünyadan kim gidip kim kalacak.? 
 
 Evet deÄŸerli dostlar! Yazacak çok ÅŸey var.Lakin kelimelere dökülemiyor ruhumdaki yangınlar.Gönlümdeki hicran hafakan oldu bugün tekrardan.Bir yıl daha yaÅŸlandım.Bir yıl daha yaÅŸlandı dünya...Bir yıl daha yaklaÅŸtım ölüme, ebediyete.PaylaÅŸmak istedim bu günümü sizlerle.SaÄŸlık, sıhhat ve afiyetle nice faydalı ve uzun  ömür dileÄŸi ile...