20. yy'ın başında düşman kuvvetlerinin Osmanlı'nın gücünü kırmak için kullandıkları bu silah işe yaramıştır ne yazık ki. Tarih derslerinden hatırlayan varsa bilir. Bölücülük mantığı ilk olarak siz onlardan farklısınız şekliyle gerçekleşir. Yapılan neydi bilirsiniz.
Balkanlarda ilk olarak onlar müslüman siz hristiyansınız denildi ve hristiyanların himayesi istendi. Osmanlı'nın direnişi fayda etmedi ve hristiyanlar yavaş yavaş kopmaya başladı huzur içinde yaşadıkları Osmanlı topraklarından. Ardından Madem öyle bizde Müslümanların lideriyiz dedik ve müslümanları birleştirmeye çalıştık.
Aynı oyun bu sefer millliyetçilik denilen tehlikeli silahla oynandı. Çanakkale'de müslümanlar islamın sancağı düşmesin diye binler can verirken milliyetçilik oltasına yem olmuş araplar (Haksızlar kalleşler demiyorum yem olmuş diyorum) Biz türk değiliz biz arabız diyerekten isyan ettiler. kardeş katli yaptılar. Hala bir çok türk vatandaşı derki;"Araplar bize ihanet etti" peki şimdi bizde aynı milliyetçilik oltasına yem olmuşken nasıl oluyorda kardeşlerimizi kendimize düşman biliyoruz.
Tekrar belirtiyorum "Milliyetçilik, büyük halk gruplarını parçalamaya yarayan tehlikeli bir silahtır."
Eğer biz milliyetçi olmak yerine merkeziyetçi olsaydık. Odak noktasına türk olmak yerine odak noktasına devletin bekasını koysaydık. Şimdi ne bir kürt milliyetçiliği olacaktı ne de araplarla sorunumuz olacaktı. onlar bu silaha karşı koyamadı bizi arkamızdan vurdu. bizde aynı silaha yem olduk ve şuan birleşemiyoruz.
Bu sadece yakın tarihten ufak bir kaç not. Bir de bu işin dini kısmı war ki İslam bir dinden çok bir hayat tarzıdır ve her konuda insanlık alemine çözümler sunar.
Peygamber efendimiz veda hutbesinde;
"Hepiniz Âdem'densiniz, Âdem de topraktan yaratılmıştır. Hiç kimsenin başkaları üzerinde soy sop üstünlüğü yoktur. Allah katında üstünlük, ancak takvâ iledir. Müslüman müslümanın kardeşidir. Böylece bütün müslümanlar kardeştir. "
diyerek milliyetçiliği soy üstünlüğünü silip yerine islam kardeşliğini koydu.
Buna rağmen biz hala diyorsak esas olan türk milliyetçiliği size bir iki örnek daha vereyim.
Orta asya türkii cumhuriyetleri. Doğu Türkistan yıllarca çin zulmü gördü. Kazakistan,Özbekistan,Kırgızistan resmi olmasa da hala rus egemenliği altında. Bu ülkelerin hepsi türk ama bu milliyetçilik denilen bela bu halkları birbirinden ayrıdı. Özbeklere denildi ki
"siz özbeksiniz onlara uymak zorunda değilsiniz siz kendi devletinizi kurun"
aynısı kırgızlara da denildi kazaklara da.
Şimdi bu ülkelerde milliyetçi ve çıkıp birisi dese"siz türksünüz birleşin" hemen karşı çıkarlar biz özbekiz onların himayesine girmeyiz.
Fransız profesör derste anlatıyor;
"Büyük işler yapmanın en kolay yolu iş küçük parçalarına ayırmaktır. Öğrenciler gülünce devam ediyor.
"Boşa gülmeyin 1900 lü yıllarda Osmanlıya yapılan 1930 lı yıllarda almanyaya yapılan 1920 yıllarda avusturya-maceristana yapılan ve şuan da arap bölgesi ve orta asyaya yapılan işlem budur"
"
Yazık ki biz hala bu oyunun farkında değiliz ve ülkemizde kürtleri potansiyel tehlike olarak görüyoruz. Ben iddia ediyorum. Yolunuz bir gün diyarbakırın bir köyüne düşsün ve bir kapıyı çalın "Tanrı misafiriyim bir bardak su rica ediyorum". Sizi evlerinde bir gece misafir etmezlerse ben de hiç birşey bilmiyorum.
Hala farkında değilmiyiz yoksa biz türküz dedikçe kardeşlerimiz kürdüz arabız diyecek. Sonrada birlik hiç gerçekleşmeyece ve yok olmaya mahkum olacağız.
Yapılan Yorumlar
aa olur mu hiç hocam. bu işin tadı(!) burda.
daha önce sana solcu dediler bana sağcı. ikimizin de gençliğindeki o asiliği, isyanı kullandılar. sana inanmıyorum dedirttiler. alayına isyan dedin. ben çok(!) inanıyorum dedim. sana polislik yapmam gerektiği söylendi. seni kafir ilan ettim. oysa ikimiz de aynı annenin çocuklarıydık. sen bana sıktın ben sana. kaybettik.
ikimizde aynı botta gidiyorduk gaybe. üstelik iki kişilikti o bot. ama biz güreştik. botun altındaki köpek balıkları sigara yakmış bizim düşmemizi bekledi. düştük. yendik.
sonra sonra saçma olduğunu anladık. nedense birbirimize sıkmamaya başladık 2 farklı yön adı yüzünden. zaten fransız parlementosundaki oturuş şeması neden bizim davamız olsundu ki? aklımız başına geldiğinde bir baktık elimize silahlar hep yabancılar tarafından verilmiş. bizim ülkemizde savaşmış uluslar haberimiz yokken. bizi de asker etmişler. allahtan farkına vardık… birşeyler toparlandı derken şimdi yine birşeyler oldu.
yine ayrılmamızı istediler. yani köpek balıklarına sigaraaltı gerekti. aç karnına gitmiyormuş. bu sefer ben sana kürt dedim. sen bana türk. birdaha burun buruna geldik. şimdi yumruklaşmaya 5 var.
ne diyorsun? düşermiyiz tekrar?
Bende milliyetçiyim, Türkçemi korurum, ellettirmem. Fakat bir hata varki Türk topraklarında Türk çocuğu olarak doğmuş olmamız bizi şerefli kılmaz. Şerefli kılan müslüman toprağında müslüman doğmam idi. İş asıl burada başlıyor. Bir çoğumuz istemeden (!) müslüman doğduk. Şimdi ne yapmalıyız. Madem biz islamla şereflendirildik, bunun karşılığını vemeliyiz. Rabbim bizi başkalarını da şereflendirmemiz için gönderdi. Bunu unutmamalı ve ülkemizin, islamın arkasına sığınmaktansa bize sunulmuş nimetleri başkalarına sunmak için çalışmalıyız. Bölücülük için uğraşılan bu dünyada biz buna ortak olanlardan değil, birleştirmek için uğraşanlardan olmalıyız.
Bu ülke ne badirelerden geçti.Kaç defa düştü ve düştüğü yerden kalktı, doğruldu.Sağcı, solcu denildi kardeş kardeşe vurduruldu.Çok can gitti ama yıkılmadı.Alevi sunni dendi mezhep çatışması istendi fakat tutmadı.Şu sıralarda en kötü kozlarını oynuyorlar ve en etkili silahları ile bizleri birbirimize düşürmeye ve Türk-Kürt çatışması çıkartmaya uğraş veriyorlar.
Allah’ın izni ve inayeti ile bu millet buna da izin vermeyecek.Çünkü bu ülkeyi Türk Kürt beraber omuz omuza şavaşarak aldı.Bu bayrak Kürt ve Türk kanıyla al rengine boyandı.Aynı Zat’a secde eden,aynı Kitaba, Dine, Peygambere inanan ve bu doğrultuda kardeş olduğunun bilincinde olan Kürt ve Türk kardeşlerimiz bu dağınıklığa ve ayrılığa izin vermeyecektir.Bizler et ve tırnak misali birbirimize bağlıyız.İsmimiz Türk ve Kürt olarak farklı olsa dahi aslında en basitinden, aynı harflerden oluşan asla ayrılmaz, sökülmez, yırltılmaz,kopmaz bir bağımız vardır.
Bizler ayrılmayız.Çünkü, “inananlar kardeştir” diyen bir dinimniz ve “ırkçılığı reddeden” bir Efendimiz vardır.Ayrılmayız. Çünkü, Kürt diyarından, doğudan bir güneş gibi doğan ve gönüllerimizdeki pasları silen bizlere kardeşliği, sevgiyi, hoşgörüyü tekrardan hatırlatan Üstadlarımız, Bedi’lerimiz,Hocaefendilerimiz vardır.Ayrılmayız. Çünkü, Türk diyarında hal ve ahvali ile sünneti temsil eden kardeşliği nasihat eden Mahmut efendilerimiz vardır.Ayrılmayız. Çünkü, sokaktaki balicisine kadar şefkat elini uzatan ve onu Menzi-line çeken, Sadat’ı tövbesine şahit tutan, aynı tasta çorba içen ekmek yiyen kardeşliğin sembolü Raşit Erollarımız, Abdulbakilerimiz vardır.Ayrılmayız. Çünkü, “Ne olursan ol yine gel” diyen Mevlanalarımız, Kadirilerimiz, Nakşilerimiz,Uşşakilerimiz vardır.Ayrılmayacağız. Çünkü, tek gayesi Kur’an ve etrafında toplanmak olan, kurtuluş olan, Süleyman efendilerimiz vardır.
Çok şükür İnsanlığın kurtuluşu adına ülkemizi adeta bir örümcek ağı gibi kuşatan ( bu örümcek ağı, ağa takılan kişilere bir hakikat anlatma adına bir ağ) bu hizmet erleri sayesinde ben çok umutlu ve ümitliyim ki bu ülke insanı içinde bulunduğumuz zor günlerin üstesinden de gelecek ve yeniden bir dirilişle dirilecek inşaAllah.Ne buyuruyor Rabbimiz: “Gevşemeyin, üzülmeyin. Eğer mü’minseniz üstün gelecek olan sizsiniz.” (3/Al-i İmran, 139). Ne pahasına olursa olsun daima ümitvar olmak lazım.Ye’se kapılmamak lazım.“Ye’s bir bataklıktır düşersen boğulursun/Azmine sarıl ( Kurana sarıl) bak sen ne olursun” demiyor mu bağrı yanık Koca şair.hemde en kötü, en çetrefilli bir zamanda…
Yine, nurlarla gönülleri bir eden, kardeş eden çilekeş üstad ne diyor:”.... Evet ümitvar olunuz.Şu istikbal-i İnklabat içinde en gür sada islamın sadası olacaktır inşaAllah”
Evet,bizde üzülmeyeceğiz,gevşemeyeceğiz,bıkmayacağız,düşmeyeceğiz,aciz olmayacağız,yılmayacağız, korkmayacağız.Türk’ü ve Kürt’ü ile bu ülkeyi tekrardan dünya muvazenesinde parlayan bir süreyya yapacağız Allahın İzni ve inayeti ile.
Mahmut kardesin yazdiklarinin altina aynen atiyorum imzami…
Allah razi olsun...pek güzel anlatmissin mubarek…
Selametle…
Yaradan secde emrini verdiğinde meleklere,
“ateş” benim “toprak o” dedi ve milliyetçilikte yılanın başı oluverdi iblis…
Ve şimdi bu iblisi sürünüşün birer kuklaları oluverdik bizler…
“PKK, T.C.’nin doğurduğu bir kanserdir” demişti muhterem bir şahıs.
Ne muhterem bir tespit!
Yorum Yapın!Yazamak'ta sizinde sesiniz çıksın
Son Yorumlar
- Züleyha (Ekinci) Erkan - Kız Kulesi' nde teklif... vuslat tecellisi...
- zy_yz - kurtlar vadisi dizisine malzeme çıkıyor bence ;) milleti bu kadar zamanda usta bir şekilde nasıl ayakta uyuttular pes doğrusu...
- çilekli süt - Mükemmeliyetçi olma girişimlerini anlıyorum kardeşim ama bence gayet güzel bir ortam var zaten şuan. Ortamın tadının kaçırılmasına gerek yok diye düşünüyorum.
- cansu - ya bizim yandı yanmasına şimdi acısı geöti ama sankı yanık bölgeyi biri sıkıomuş gibi oluyo şişti ve ayaklarımzda olduğundan dolayı yürüyemioruz yürürken atılıo napmamız lazım
- Erdal Erdoğdu - benim uzun süre öce buraya yazdığım bir yazıyı hatırlattı sevgili sinanata'nın yazısı.Tabi benim o yazımdaki iddeaların üstüne neler geldi neler...
- fatma - Ölüm hep var diyorum.ama bir an karşılaştığımda ne yaparım bilmiyorum..hazırlıksız olmak böyle bişey herhalde..Allahu teala şu fani hayatın son sınavını iman ile geçirebilmeyi nasip etsin inş. Yüreğinize sağlık.
- Mahmut Kurtoğlu - Erhan'cım bu güzel duyguların için çok teşekkür ederim.Çok güzel şeyler yamıssın.İnş. bu güzel düşüncelere layık biri olurum.Köyde tüm gençlerle yaşadığım güzel bir hikayem vardır mutlaka.Seninle de çok oldu.Burda hangisini…
- oya - şarkı halinde kal...
- ERHAN BULUR - Hayatımda birçok insan tanıdım. Birçok kişilik gördüm. Daha yaşım 18 ama baba ocağından ayrılalı tam 6 sene oldu. Bu da birçok kişiyi tanımama sebep oldu. Hiçbir senin kadar iyi kalpla,sevecen,yardımsever,daima empati kurmasını bilen,belkide…
- Erdal Erdoğdu - eyvallah...
