Benim kendi blogumda gazetelerden diye bir kategorim var,burada çeşitli gazetelerde okuyup beğendiğim yazıları ekleyip yorumlamaya çalışıyorum.Ama bizler okuma özürlü insan topluluğu içinde yer aldığımız için bu eklediğim yazılar aynı gazetelerde ki gibi okunmuyor.Eğer dating almak gerekiyorsa genelde aşkla,sanatla,müzikle ilgili başlıklar eklemek geliyor.Onu yapmıyormuyuz onuda yapıyoruz merak etmeyin.Bugünde rutin olarak gazelerden biri olan taraf gazetesinde ahmet altan'ın bir yazısının adı yuakardaki başlık.Aslında kendi bloguma eklicekteim ama orda okunmayacağını bildiğim için burda okunup yorumlanabileceği inancıyla buraya ekliyorum.
şimdi yazıyı olduğu gibi ekliyorum ve sizlerin yorumlarını bekliyorum.
.......
Son zamanlarda Türkiye’nin siyasi, iktisadi, hukuki bütün dengelerini altüst eden bir mahkemenin önde gelen yargıçlarından biri, önemli bir karardan önce Kara Kuvvetleri Komutanlığı karargâhına gidip, kuvvet komutanıyla görüşüyor.
Onun geldiği saatte “komuta katı” boşaltılıyor.
Yargıcın giriş çıkışını görüntüleyebilecek güvenlik kameraları kapatılıyor.
Genelkurmay’daki kaynaklarımız “güvenlik kameralarının” kapalı olduğu saatleri verdiler, bunları haberde okuyacaksınız, ayrıca “kameraların kapatıldığı saatlerdeki boşluğun başka görüntülerle doldurulması halinde bunun teknik analizle kolayca anlaşılacağını da” özellikle vurguladılar.
Kapalı kameralar, boşaltılan katlar...
Bu kadar önlem arasında bir yargıçla bir general ne konuşuyorlar?
Ordu, 27 Nisan muhtırasıyla hukuka ve demokrasiye karşı açıkça tavır aldı.
Anayasa Mahkemesi de “türban” kararıyla anayasayı çiğnedi.
Bunları yapanlar, “hukuksuzluk” zemininde bir ortaklık kurmuş gözüküyorlar.
Sanırım amaçları da aynı.
Halkın siyasetteki etkisini en aza indirmek.
Bütün kararların halkın istekleri dışında verilmesini sağlamak.
Hukukun ve demokrasinin Türkiye için tehlikeli olduğuna inanıyorlar herhalde.
Ama göremedikleri bir sorun var.
Hukuk olmayınca, devlet olmuyor.
Hukuksuz devlet çeteleşiyor.
Devleti kurtaralım derken, devleti batırıyorlar.
Hukuku çiğnediklerinin farkındalar.
Onun için hukukun yerine bir başka ölçü koymaya çalışıyorlar.
Anlayabildiğim kadarıyla bu ölçü, “Atatürk ilke ve inkılapları” oluyor.
Atatürk ile hukuku, birbirine zıt iki kavram haline getiriyorlar.
Mustafa Kemal, ülkeyi tek partiyle ve dikta rejimiyle yönetti.
Demokrasiyi, partisinin “altı umdesi” arasına almadı.
Hukuka da çok aldırmadı.
Ama bu seksen yıl önceydi.
Dünya başkaydı.
Türkiye başkaydı.
Şartlar başkaydı.
Şimdi çok değişik bir zamanda, çok değişik bir dünyada yaşıyoruz.
Bizzat Mustafa Kemal’in kendisi de gelse ülkeyi artık öyle yönetemez.
“Miniskül Atatürk”lerin bunu gerçekleştirmesi ise hiç mümkün değil.
Zaten bu yüzden, tuhaf bir baskıyı gittikçe artırıp bu gerçeklerin görülmesini engellemeye çalışıyorlar.
Geçenlerde türbanlı bir kız televizyonda “Ben Atatürk’ü sevmiyorum, Humeyni’yi seviyorum” demiş.
Zarif bir konuşma biçimi mi, bence hayır.
Atatürk’ün karşısına Humeyni’yi çıkarmak, din adına İran Komünist Partisi’nin bütün üyelerini yok eden, meydanlara idam sehpaları kuran birini yüceltmek doğrusu benim pek anlayabileceğim bir şey değil.
Bugün Mustafa Kemal’in yönetim tarzını eleştirmek zorunda kalıyorsak, bu, onun adını kullanarak burayı demokrasi dışı bir cehenneme çevirmeye uğraşanları engelleyebilmek için.
Gene de bunu yaparken “somut gerçeklerle” kendimizi sınırlayıp, onu sevenleri de çok rencide etmemeye özen göstermek gerekir.
Amaç, insanları üzmek, rencide etmek değil çünkü, amaç gerçekleri bulabilmek.
Peki, bu kızın söylediği suç mu?
Alakası yok.
Ama hakkında dava açılmış.
“Sevmediğini” söylerken genç kız duygusunu açıklıyor.
Biz “düşünceler özgür olsun” derken, savcılar “duyguları” da yasaklamaya çalışıyor.
İnsan “duygusundan” ötürü nasıl yargılanır?
Bir lideri sevme mecburiyeti olabilir mi?
Böyle bir mecburiyet getirmeye çalışan düzene hukuk denebilir mi?
İster sever, ister sevmezsiniz.
Benim bilebildiğim kadarıyla yeryüzünün gelişmiş hiçbir ülkesinde böyle “duygusal” bir yasak yok.
Ama bizde var.
Sonunda duyguları yargılamaya kadar geldik.
Bu, ordu muhtıralarının, Anayasa Mahkemesi’nin anayasayı çiğnemelerinin kaçınılmaz sonucu.
Hukuksuzluklarını saklayabilmek için önlerine koydukları “Atatürk kalkanını” abartılı bir tabu haline getirmek zorundalar.
Bunu yapabilmek için de, “en çok değer verdiklerini” söyledikleri lideri “hukuksuzluğun” sembolü haline dönüştürmekten kaçınmıyorlar.
Devletin kurumları hukuk dışına çıktıkça...
Askeri, yargıcı, rektörü hep birlikte “hukuk dışı” ittifaklar kurdukça...
Bu tuhaflıklar da sürecek.
Sadece devleti çökertmekle kalmayacaklar...
Mustafa Kemal’in adını da iyice yıpratacaklar.
Ama umurlarında değil.
Halktan öylesine nefret ediyorlar, halkı öylesine küçümsüyorlar ki o insanların kendi ülkelerinin geleceğinde söz sahibi olmalarını engelleyebilmek için her şeyi yaparlar.
Yapıyorlar da zaten.
Şu son zamanlarda yaşadıklarımızın başka ne amacı var sanıyorsunuz?
Yapılan Yorumlar
s.a bu siteyi yeni gördüm yazılanları karışıtırırkende bu yazıya rastladım. ve yorum yapmak istedim.
Ahmet Altan türünün son örneklerinden kalma bir yazar. Hakikaten bildiğini objektif olarak yazma cesaretini gösteren bir yazar. Taraf gazetesi hakkında bir çok sözler söylendi. Hükümet savunucusu denildi bir aralar. Ama ben bu gazetenin kimseden olmayan bir gazete olarak kalacağına inanıyorum.
Yazıya gelince ülkenin hali ortada herkes bir tarafta birşeylerin peşinde. 10 numara izlenim bence. Şu Atatürk’ü sevmediğini söyleyen kızada sormak istiyorum neden Fatih Altaylı’nın programı? Neden? Hergün savunduklarıyla alay eden bir adamın karşısında ne işi vardı acaba o bayanın hakikaten merak ediyorum hala.
Ben Başbakan’a güveniyorum 30 yıldan beri siyaset yapan ve bu ülkeyi insanlarının tamamıyla beraber sevdiğine inandığım bir insan olarak yanlış birşey yapmayacağına inanıyorum. İşleri zor, ülke olarak işimiz zor Allah yardımcıları/yardımcımız olsun.
sametim aleyküm selam,hosgeldin,bende senin görüşlerine aynen katılıyorum.herseyin hayırlısı olsun demekten baska bişey gelmiyor yinede aklıma.
hoşgelmişin kardeşim.
ahmet altan hakkaten garip bir bünye. 10 sene önceki yazılarıyla şimdikiler çok ters. 2 ihtimal var. ya gerçekleri görüp itiraf edebildi kendisine ya da siyaset yapıyor. birincisi olmasını umarım. Taraf Gazetesi - Zaman tesislerinde basılıyor bu arada. İlk günden beri çizgisi güzel. Özgürlükçü takılıyorlar.
Yorum Yapın!Yazamak'ta sizinde sesiniz çıksın
Son Yorumlar
- Erdal Erdoğdu - isimsizim güzelim, bu sitede bir görev dağılımı varda ben mi bilmiyorum yoksa sen benden daha iyi mi biliyosun.. :) bide böyle kek yapımı görmediysen emin ol , bu hayatta daha çok görmediğin şeyler vardır... :P
- Sinan Ata - yüksek ihtimalle akrabayız len talha :)
- Erdal Erdoğdu - abicim yeter ki birlikte görecek günümüz olsun, yapar yeriz sorun değil, hatta yapmak için hazırlarız pişirmeden sadece hamurunu yeriz birlikte , laf aramızda bende çok severim :) zaten yukarda araya bi yerede yazdım , tabağı sıyırdım…
- Mahmut Kurtoğlu - Saat sabahın 06:03'ü namazdan sonra şöyle bir "yazamak" a bir bakayım dedim.Allah Allah ... dur yahu bir dakika bir karışıklı olmalı..:) Yani anasayfada bir "kek" resmi ve hazırlanışı var.Fakat ustası bir erkek.Erkek olmasını bırak…
- isimsiz - hayatımda hiç böyle kek yapımıda görmedim. hamur mayalar gibi unu havuz yapmak filan:) hem neden artık bu sitede HERKES KENDİ İŞİNİ YAPMIYOR Kİ
- Talha Turhal - Müzik güzel, akraba çıktık uzaktan zanten dava kardeşiyiz o ayrı. Teyzemin eşi yani eniştemde Kabartey. Kayseri Pınarbaşı :D
- kalderavolkan - Ben de baba tarafından türkmenim. Babam askere gitmeden önce atalarını, köklerini araştırma ihtiyacı duymuş ( neden acaba hiç sormamıştım bu güne kadar bu akşam bi sorayım :) Müzik gerçekten çok hoş... Birde o güzelim kıyafetler…
- Erdal Erdoğdu - abi beni yanlış anladın yav, olmuyosa olmuyor derken, şimdik güreş milli takımına bak, hepsi neredeyse son 10 yılda dünya - avrupa her yerde ilk üçe girmiş adamlar. Halter milli takımı halen dünya rekorlarını elinde bulundura bay ve…
- Sinan Ata - estağfurullah. can sağlığı :)
- aysegul_bln - aslında mail atcaktm atmasına da gelecek planlarımın rehavetine kapıldım.ögrenim sureci baslayınca internetle pek ilgim olmuyo.seyrek internete girceksem böle bi şeye kalkışmamalıyım diye dusundum.en sacma isini bile en mukemmel sekilde…
