Uzun bir aradan sonra buradayım.Uzun bir aradan sonra buradayım, giriÅŸli yazılara ara vereli de çok olmuÅŸtu.Bir süredir ders kitapları arasında tur atıyor,dipnotların dibini görmeye çalışıyor,-aklımdan zorum olduÄŸu için midir nedir- kitaplardaki ifadelerin kaynaklarını araÅŸtırmaya bayılıyordum.Åžimdi yeni yeni ayılıyorum.

 

 Hem ziyaret,hem ticaret hem de sınav amaçlı İstanbullu günlerin ardından geri döndüm.ÖÄŸrenciliÄŸin ne kadar zevkli bir iÅŸ olduÄŸunu isim kazınmış sıralardan uzaklaşınca öÄŸrendim.Rabbimizin “Oku” emri mucibince okudum, okudukça insanın aczini gördüm.Allah Teala’nın ilmini tefekkür etmeye çabaladım,apışıp kaldım.Dilimden ÅŸu sözler döküldü:”Allah Teala bizleri tüm sıfatlarıyla döver”

 Åžimdi son günlerde üzerinde düÅŸündüÄŸüm ve "yazmalıyım" dediÄŸim birkaç hususa deÄŸinmek istiyorum.

Küresel Isınma,Çevre Tahribatı ve Dinin Rolü:

  •   Sıcaklar artıyor.Bununla orantılı olarak da kamuoyunda küresel ısınma  tabiri, anaokulu çocuklarının dahi  kelime daÄŸarcığında yer bulmaya baÅŸlıyor. Sanal ortamda küresel ısınma ile ilgili haberlere yapılan yorumları incelediÄŸimde iki farklı grup gözüme çarpıyor.

Bir grup:”Allah belamızı veriyor. FuhuÅŸ,alkol, kumar,türlü türü hayasızlıklar aldı başını gidiyor.Namaz yok niyaz yok.Camilere kimse gitmiyor.Olacağı buydu.” diyor.

DiÄŸer grup:”Bunun namazla,niyazla,içkiyle ne alakası var? Çevremizi tahrip ettik,ekolojik dengeyi bozduk.Olacağı buydu.” diyor.

 

Bana bu durumda Nasreddin Hoca olmak düÅŸüyor.İki tarafta benim gözümde haklı.Ama iki tarafın da göz ardı ettiÄŸi hataları var.Allah Teala Kur’an-ı Kerim’de ÅŸöyle buyuruyor:

 “İnsanların kendi iÅŸledikleri (kötülükler) yüzünden karada ve denizde bozulma ortaya çıkmıştır.Dönmeleri için Allah,yaptıklarının bazı (kötü) sonuçlarını (dünyada) onlara tattırıyor” (Rum Suresi, 41. ayet) İnsanın sorumlulukları sadece Allah’a ve insanlara karşı deÄŸildir.Kendisine karşı sorumlulukları olduÄŸu gibi, çevresine karşı da sorumlulukları vardır.

 

Bir toplum, Rabbine karşı olan sorumluluklarını harfiyen yerine getirse, aynı zamanda da   çevreyi tahrip etse, Allah Teala sırf ibadetlerini yerine getiriyorlar diye o toplumun yaÅŸam alanında çevresel olumsuzlukların oluÅŸumuna izin vermez mi? Kur’an’da yasaklanmış olan israf sadece yemek-içmekle mi sınırlıdır?

 

Bir toplum kuru bir imanla yetinse, kalbinde Allah korkusu namına pek bir ÅŸeyler bulunmasa,taabbudi hükümleri yerine getirmek konusunda en ufak bir kaygı duymasa, ahlaki deÄŸerleri ayaklar altına alsa,çevreyi tahrip etmiyorlar diye Allah Teala  onların üzerine, dünyadayken iÅŸledikleri günahlar sebebiyle felaket indirmez mi? Kur’an’da zikredilen geçmiÅŸ ümmetlerin başına gelen felaketler çevreyi tahrip ettikleri için miydi? Allah’ü Teala’nın Halim sıfatı (Hemen cezalandırmayan, mühlet veren) , Rahman sıfatı (Kullarına karşı merhametli) bizler için büyük nimet deÄŸil midir?

Åžunu unutmayalım ki, İslam sadece bir inanış deÄŸil, bir yaÅŸam biçimidir.

 

 Tesettür:

  •  Son günlerde, hatta aylarda sürekli konuÅŸulan diÄŸer bir husus baÅŸörtüsü. Bu konuyla ilgili herkes bir fikir belirtiyor.Ben daha önce zaten fikrimi belirtmiÅŸtim.Tekrar bu konuya girmeyeceÄŸim.Yalnız geçenlerde tanık olduÄŸum bir vaka beni sinirlendirmeye yetti.

 

Sınav için okul binası önünde beklerken, benim gibi sınav için bekleyen üç genç kız önümden geçiyordu.Birisi yüksek sesle ve gururla konuÅŸuyordu. Üzerinde altın sarısı daracık bir ceket,altta yine vücut hatlarını belli edecek derecede dar ve ucları topuklardan bir hayli yukarda kot bir etek, ayağında ceketle uyum saÄŸlaması için giyilmiÅŸ altın sarısı bir ayakkabı, yüzüne sürülmüÅŸ, geniÅŸçe bir evi badana yapmaya yetecek miktarda boya… Bir gün önce girmiÅŸ olduÄŸu sınavda karşılaÅŸtığı problem sonrasında takındığı tavrı anlatıyordu yanındakilere. “Bana dedi ki baÅŸörtünü çıkarman gerekiyo. Ben de hayır kesinlikle açmam, dedim…”

Tabi ki başını açmasını asla tasvip etmem. Benim takıldığım konu bu ve buna benzer kızlarımızın zihnindeki tesettür tanımı. Bunu gerçekten merak ediyorum.Mesele renkler deÄŸil zaten.Uyum da deÄŸil. Müslüman elbette güzel ve uyumlu giyinmeli. Bir hocamız ÅŸöyle demiÅŸti tesettür hususunda: “Tesettür, bir kadının yabancı erkeklerin dikkatini çekmeyecek ÅŸekilde örtünmesidir.Bir kadın vardır,başını örtmüyordur,ama çok sade giyiniyordur. Bir kadın da vardır ki, çarÅŸaflıdır,peçelidir,sadece gözleri açıktır, ama gözlerine öyle bir sürme çekip sokaÄŸa çıkar ki, gören erkek ÅŸuurunu kaybeder. Yabancı erkeklerin dikkatinin nasıl çekilmeyeceÄŸini en iyi ancak kadınlar bilir. BaÅŸörtüsü bir emirdir.Ancak tesettür baÅŸörtüsünden ibaret deÄŸildir”

 

 Åžimdi özellikle bazı bayan okurlar bana ÅŸu soruyu yöneltebilirler:”Bir kadın istediÄŸi gibi giyinemez mi, bu onun özel hayatı deÄŸil mi?” Evdeki giyime karışmak benim haddime deÄŸil,kimsenin haddine deÄŸil.Dışarıya çıkarken ne giyeceÄŸine de karışamam aslında. Ancak günümüzde kamuoyunda dindar kadın profiline başını örten kadınlar girdiÄŸine göre, tesettürlü olduÄŸunu düÅŸünen, özellikle genç kızlarımızın, ağızlarında salyalarla dinimize saldıran İslam düÅŸmanlarının eline koz vermelerine göz yumamam. Onların yüzünden, art niyetli ÅŸahısların, "BaÅŸörtülüleri de görüyoruz" diyip, tesettürün bilincinde olarak giyinen kızlarımızın da töhmet altında bırakmasına da izin veremem.

 

Yukarıda tasvir ettiÄŸim genç kızımız tesettürlü mü deÄŸil mi, (bence deÄŸil) sizin takdirinize bırakıyorum.