Hacı Bekir - http://www.yazamak.com/yazar/hacibekir http://www.yazamak.com/rss/hacibekir Hacı Bekir'ın Yazamak Ögeleri tr-TR Hacı Bekir - chicogoldwire at hotmail dot com Copyright 2009 Çarşaf açılımı ve chp http://www.yazamak.com/yazi/337/carsaf-acilimi-ve-chp http://www.yazamak.com/yazi/337/carsaf-acilimi-ve-chp Gündemi biraz geriden takip mi ediyorsun diyebilirsiniz ama hele bi taşlar yerine otursun ondan sonra sözümüzü söyler arkasında kıvırmadan dururuz dedim.Mulum bahsedeceğimiz konu siyaset ve bahsedeceğimiz kişiler siyasetin kıvırma dönemini yaşamış ve bizlere yaşatmış kişiler.

Malumunuz CHP radikal bir adım attı ve çarşaflı bir kadına, üstelik Deniz BAYKAL'ın elinden rozet taktı. Açıkçası bu haberi ismi lazım olmayan bir haber sitesinde ilk okuduğumda acaba kimle dalga geçiyorlar dedim ve heyecanla linke tıkladım ki o da nesi, gerçektende Baykalın önünde iki bayan biri tesettürlü diğeri çarşaflı ve Baykal elindeki chp rozetini çarşaflı bir kadına iliştiriyor.

İnanılır gibi değil yıllarca türbanlı, başörtülü insanları kendine düşman edinmiş, onları devlet kurumlarına sokmamak için direnmiş, örtülü kız öğrencileri imam hatip liseleri önünde, ilahiyatlar önünde joplatmış bir parti ve bu eylemler yapılırken bu partinin başında olan bir parti başkanı bu gün sanki onları hiç yapmamış gibi sanki yıllarca eşitlikten özgürlükten yanaymış gibi kalkıp da böyle bir hareketde bulunuyor. Üstüne üstlük bir de bu yaptığını "ne var kardeşim bu bizim siyaset anlayışımız da var. biz çarşafa karşı değiliz ki Türk kadının elbisesidir çarşaf" diyebilecek kadar da yaptığının arkasında duruyor. Tamam CHP seçim için oy için bunları yapar yapmasına da... Merak ettiğim başka bişiy var. Bir kadın, türbanlı bir kadın nasıl olurda CHP ye gider.

Hani 22 Temmuz seçimlerinde seçim arabalarına türbanlı kadın resmi koyan ve aynı otobüslerin içinde travestilere fuhuş yaptıran bir parti neden oy için çarşaflı kadına rozet takmasın diyorum. Fakat şunu anlamıyorum.

Yıllarca seni ikinci sınıf vatandaş olarak bile görmeyen. Başörtünü önce bu bize yakışmıyor daha modern olalım diyerekten "TÜRBAN" diyen sonra da "TÜRBAN" bizim geleneğimizde yok "Başörtüsü" olsa neyse diyen ve iki türlü de seni kamu alanlarına sokmamaya çalışan iş imkanlarını kapatan, önce üniversitelere girmeni engelleyen sonra da senin kızını liseler önünde joplatan bu partiye niye girmek isteyesin. Gerçekten de buna şaşırdım.

Aslında şaşırırdım eğer CHP'nin nasıl bir parti olduğunu bilmesem. Eminim ki o kadınlar öylesine o güne özel olarak kapanmış, normalde süslü kokanalardan başkası olmayan o güne özel oy amacıyla bir kaç kare vermeye çalışan CHP nin kuklalarından başkası değiller. Sanki millet de "aaa CHP ye bak nasıl da yanlış tanışımışız CHP yi meğer türbana karşı değilmiş türbanın siyasete karışmasına karşıymış en iyisi ben oyumu CHP ye vereyim" diyecek.
Baykal acaba gerçektende bu saçmalığın tutacağını mı düşündü?

Bu millet yıllarca okul kapılarında ağladı. Oğlu askere giden analar çocuklarını ziyaret edemedikleri için ağladı. Şimdi bu yaptığı hareketle acaba gerçektende herşeyi affettirdiğini mi zannediyor?

Biraz eski CHP halinden bahsedelim.
Hani Türbanın siyasallaşmasına karşıydınız. Siz şimdi ne yaptınız?
Madem bu sizde normal bişiy nie göstere göster çarşaflı ve türbanlı iki kadına rozet taktınız?
Bu iş gönül işi değil mi? Rozet takmaya ne gerek var ki madem şov yapmıyorsunuz?
Masum başörtüsü ile sorununuz yok yaa. peki hangi başörtülünün daha masum olduğunu nasıl anlıyorsunuz?

Salih MEMECAN'ın bir karikatüründe olayı çok güzel açıklamış



Haa bi de bu olaya CHP tabanı açısından bakmak lazım. Yıllarca CHP ye oy veren insanlar hep aynı tutumu yüzünden oy verdiler. Üniversitelerde "Başörtüye hayır" diye bağıran, "dersimde başörtülü biri varsa dersten çıkarım" diyen sözde çağdaş öğretim üyeleri rektörler ve bunlar gibi kimseler CHP ye oy veren insanlar. Şimdi bunlar söyledikleri sözden geri mi dönecekler? yoksa bunlar CHP ne yaparsa doğrudur diyen kıvraklardan mı? CHP nin oy kitlesi bunlarken şimdi CHP bunlardan tekrar nasıl oy isteyecek? CHP durduk yere bir de bunları kaybetti. Buna dense dense "dimyata pirince giderken eldeki bulgurdan olma" denir. CHP küçümsediği hor gördüğü halkın oyunu almak isterken kendi yandaşlarının oyunu da kaybetti.

CHP ye bu yolda devam etmesini söylemeden edemiyecem. Çarşaflı kadına sahip çıksın, başörtülü kişileri üye yapsın. Belki AK Parti'nin başörtüsü önerisini reddetmek için elini kaldırırken kendi üyelerini düşünürde kararını tekrar gözden geçirir. Yoksa CHP ye üye olan kapalılar da bildiğimiz chp'liler gibi mi olur?



Son bir söz söylemeden edemiyecem. Bir yerde okudum ve çok güldüm
"Baykal, Abdullah GÜL'ün eşi türbanlı diye ÇANKAYA'ya çıkmamıştı. Acaba Hayrunnisa Hanım çarşaf giyse Baykal Çankaya'ya çıkar mı?"

Sağlıcakla kalın . . . . ]]>

A PHP Error was encountered

Severity: Notice

Message: Undefined property: stdClass::$pubdate

Filename: views/rss_listeleme.php

Line Number: 35

Öğrenci bursları iptal http://www.yazamak.com/yazi/336/ogrenci-burslari-iptal http://www.yazamak.com/yazi/336/ogrenci-burslari-iptal Bilindiği gibi her sene İstanbul büyük şehir belediyesi İstanbul’da okuyan üniversite öğrencilerine burs veriyor. Bu kişilerin sayısının çok olması ve kaynağın sınırlı olması nedeniyle bu burslar sınırlı sayıda kişiye veriliyor.  Sınırlı sayıda kişiye veriliyor ama bu kişiler nasıl seçiliyor.
Bu kişiler ihtiyaç sahibi olup olmamaya göre seçiliyor. Tabii verdikleri burs sayısı 3 haneli rakamlarla ölçülemediği için bu kişilerin verilerini internetten alıyorlar ve olabildiğince incelemeye çalışıyorlar.
Buna rağmen bazı ihtiyaç sahibi olmayan insanlar gerek bilgilerini yanlış doldurarak gerekse evraklarını sahte teslim ederek bu bursları alıyorgerekse evraklarını sahte teslim ederek bu bursları alıyor.Buraya kadar her şey bilindik şeyler asıl ilginç olanı ise bundan sonra başlıyor.
CHP’nin itirazı üzerine Anayasa Mahkemesi belediyelerin burs vermesini yasakladı. CHP’nin itiraz gerekçesi ise “istismar ediliyor”. CHP, AK Parti’yi hedef alarak verilen bursların AK Parti yandaşlarına verildiğini iddia etti ve belediyelerin siyasi bir kuruluş olduğunu ve bursların ihtiyaç sahiplerinden çok AK Parti’li kişilere verildiğini savundu.
CHP, bir süre önce Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu, yasada yer alan “Belediyeler hariç, hiçbir kamu kurum ve kuruluşu üniversitelilere burs veremez” hükmüne itiraz etti. CHP, belediyelerin de burs vermemesi gerektiğini savundu.  Mahkeme, bu talebi haklı buldu, düzenlemedeki iki kelimelik “belediyeler hariç” ifadesini iptal edip kaldırdı.
Anayasa Mahkeme’sinin iptali resmi gazetede yayınlandıktan sonra İstanbul Büyük Şehir Belediyesi de dahil olmak üzere bundan sonra hiç bir belediye burs veremeyecek.
Peki hak kazananlar ne olacak? “Kazanılan hak geri alınamaz” diye bir söz var. Bu karar resmi gazetede 5-6 ay sonra yayınlanır ve bu zamandan sonra belediyeler artık burs veremez. Tabii mahkemeye başvurulursa bu senenin sonuna kadar bu uygulama devam edebilir.
Gelelim esas meseleye;
İstanbul Büyük Şehir Belediyesi bu sene 50.000 (elli bin) öğrenciye burs veriyor. Bu şu demek her ay elli bin öğrencinin cebine 150YTL koyuyor. İhtiyacı olmayanlar için sorun yok. Fakat ihtiyacı olan için ciddi sıkıntı oluşacak. Benim bildiğim sadece o 150 YTL ile geçinen öğrenciler var. CHP’nin siyasi rant için önce fakir ailelere yapılan kömür yardımını eleştirmesi şimdi de öğrencilerin cebine giren 3 kuruşu hedef alması, bilmiyorum ama CHP’ye pek bir siyasi güç kazandıracağını düşünmüyorum.
]]>

A PHP Error was encountered

Severity: Notice

Message: Undefined property: stdClass::$pubdate

Filename: views/rss_listeleme.php

Line Number: 35

Bir gün önde yaşamak... http://www.yazamak.com/yazi/333/bir-gun-onde-yasamak http://www.yazamak.com/yazi/333/bir-gun-onde-yasamak ...satrançta bir sonraki hamleyi düşünmektir
...sınav stresinden bir gün önce çıkmaktır
...sınavlara zamanında çalışmaktır
...düşeceğini görebilmektir
...plan dahilinde yaşamaktır
...sigara ve alkole karşı olmak demektir
...acıyı önceden hissetmektir
...ölenin arkasından yaşayanlar için ağlamamaktır
...dinlediğin şarkıda seçici olmaktır
...kendine değer vermektir
...sabah kalkınca dişlerini fırçalamaktır
...soğan ve sarımsak tarzı şeyleri ancak akşam yemeğinde yemektir
...soğuk su içmemektir
...sabah 1 saat erken kalkıp radyoda yol ve hava durumunu dinlemektir
...sorduğun sorunun cevabını bilmektir
...yalan söylememektir
...pişman olmamaktır
...geç kalmamaktır
...iki düşünüp bir söylemektir
...sabah gazetesi yerine akşam haberlerini tercih etmektir
...sevdiğin köşe yazarını sabah okumaktır
...Alışverişe gitmeden önce liste yapmaktır
...Örnek almaktır
]]>

A PHP Error was encountered

Severity: Notice

Message: Undefined property: stdClass::$pubdate

Filename: views/rss_listeleme.php

Line Number: 35

Yaşamdan NOTlar http://www.yazamak.com/yazi/323/yasamdan-notlar http://www.yazamak.com/yazi/323/yasamdan-notlar ...Para kazanmak istiyorsan, paraya önem verme.
...Dürüst olmak istiyorsan, kendini kandırma.
...Uzun yaşamak istiyorsan, hedeflerinden vazgeçme
...Kafanı dinlemek istiyorsan, konuşma
...Barışmak istiyorsan, sus
...Kavga etmek istiyorsan, dinleme
...Güvenmek istiyorsan, feda edebileceğin şeyleri güven
...Verdiğin borcu geri almayacakmış gibi hareket et
...Aldığın borcu geçiktirmeden geri iade et
...Şarkı söylemekten korkma
...Mutlu olmak istiyorsan, başkalarını mutlu et
...Gülümsemek sana herşeyden daha çok yakışıyor bunu bil
...Ölümün nefes kadar yakınında olduğunu hiç unutma
...Göz kapakların kapanırken onları açık tutmaya çalışma, UYU!
...Sevdiğin kişilere "Seni seviyorum" demekten korkma
...Sevdiklerinle temas kur, Onlara dokun, elini tut, kucağına yat, sarıl
...Arkadaşlarınla maddi ilişkilere girme
...Cevabını duymak istemediği soruyu sorma
...İnsanlara ilgilenmedikleri konulardan bahsetme
...Konuşmak her zaman ilgi çekmez
...Susmak her zaman birşey söylememek değildir
...Sabah evden çıkmadan kendine gel
...Bişiy olmaz deme, ya olursa diye tedirgin olma
...Sorunu herkes çıkartır, önemli olan çözümle birlikte soruna vakıf olmak
...imkansızı iste ki, zoru başar
...Yarın atacağın adımların hatrına bugün ki adımlarına dikkat et
...Dedikodu yapılan yerden uzak dur
...Herzaman doğru söyle ki ne dediğini hatırlamak zorunda kalma
...Özür dileyeceğin şeyi yapma
...Savaşmaktan korkma, savaşmayan zaten kaybetmiştir
...Başlamazsan bitmez
...En kötüsüne kendini hazırla, en iyisinden ümidini hiç kesme
...İnandığını savun, savunduğuna güven
...Herkesin bir bildiği vardır
...Herzaman çok bilmiş biri vardır
...Kendinle irtibatı koparma
...Her zaman bir ihtimal daha vardır
...İnsanları görmezden gelme
...Vicdan azabı çekmektense acı çek daha iyi
...Elinden geleni yap
...Kaybedecek birşeyi olmayanlar her zaman kazanır
...Görmek için bak
...Her gördüğünü doğru sanma
...Emin olmadığında kalbine danış
...Arada kalma, iyi kötü bir karar ver. Kötüyse geri dönme şansını kullan
...Bir gün önde yaşa...

Bunlar benim aklıma gelenler. İsteyen istediğini altına yorum olarak ekleyebilir

]]>

A PHP Error was encountered

Severity: Notice

Message: Undefined property: stdClass::$pubdate

Filename: views/rss_listeleme.php

Line Number: 35

Milliyetçilik hakkında ... http://www.yazamak.com/yazi/245/milliyetcilik-hakkinda http://www.yazamak.com/yazi/245/milliyetcilik-hakkinda Milliyetçilik Güçlü halk topluluklarının birbirinden ayrılıp küçük parçalar halinde hazmedilmesini sağlayan ve bu yolla dünyanın seyrinin değişmesini sağlayan bir silahtır.

20. yy'ın başında düşman kuvvetlerinin Osmanlı'nın gücünü kırmak için kullandıkları bu silah işe yaramıştır ne yazık ki. Tarih derslerinden hatırlayan varsa bilir. Bölücülük mantığı ilk olarak siz onlardan farklısınız şekliyle gerçekleşir. Yapılan neydi bilirsiniz.

Balkanlarda ilk olarak onlar müslüman siz hristiyansınız denildi ve hristiyanların himayesi istendi. Osmanlı'nın direnişi fayda etmedi ve hristiyanlar yavaş yavaş kopmaya başladı huzur içinde yaşadıkları Osmanlı topraklarından. Ardından Madem öyle bizde Müslümanların lideriyiz dedik ve müslümanları birleştirmeye çalıştık.

Aynı oyun bu sefer millliyetçilik denilen tehlikeli silahla oynandı. Çanakkale'de müslümanlar islamın sancağı düşmesin diye binler can verirken milliyetçilik oltasına yem olmuş araplar (Haksızlar kalleşler demiyorum yem olmuş diyorum) Biz türk değiliz biz arabız diyerekten isyan ettiler. kardeş katli yaptılar. Hala bir çok türk vatandaşı derki;"Araplar bize ihanet etti" peki şimdi bizde aynı milliyetçilik oltasına yem olmuşken nasıl oluyorda kardeşlerimizi kendimize düşman biliyoruz.

Tekrar belirtiyorum "Milliyetçilik, büyük halk gruplarını parçalamaya yarayan tehlikeli bir silahtır."

Eğer biz milliyetçi olmak yerine merkeziyetçi olsaydık. Odak noktasına türk olmak yerine odak noktasına devletin bekasını koysaydık. Şimdi ne bir kürt milliyetçiliği olacaktı ne de araplarla sorunumuz olacaktı. onlar bu silaha karşı koyamadı bizi arkamızdan vurdu. bizde aynı silaha yem olduk ve şuan birleşemiyoruz.

Bu sadece yakın tarihten ufak bir kaç not. Bir de bu işin dini kısmı war ki İslam bir dinden çok bir hayat tarzıdır ve her konuda insanlık alemine çözümler sunar.

Peygamber efendimiz veda hutbesinde;
"Hepiniz Âdem'densiniz, Âdem de topraktan yaratılmıştır. Hiç kimsenin başkaları üzerinde soy sop üstünlüğü yoktur. Allah katında üstünlük, ancak takvâ iledir. Müslüman müslümanın kardeşidir. Böylece bütün müslümanlar kardeştir. "
diyerek milliyetçiliği soy üstünlüğünü silip yerine islam kardeşliğini koydu.

Buna rağmen biz hala diyorsak esas olan türk milliyetçiliği size bir iki örnek daha vereyim.

Orta asya türkii cumhuriyetleri. Doğu Türkistan yıllarca çin zulmü gördü. Kazakistan,Özbekistan,Kırgızistan resmi olmasa da hala rus egemenliği altında. Bu ülkelerin hepsi türk ama bu milliyetçilik denilen bela bu halkları birbirinden ayrıdı. Özbeklere denildi ki
"siz özbeksiniz onlara uymak zorunda değilsiniz siz kendi devletinizi kurun"
aynısı kırgızlara da denildi kazaklara da.

Şimdi bu ülkelerde milliyetçi ve çıkıp birisi dese"siz türksünüz birleşin" hemen karşı çıkarlar biz özbekiz onların himayesine girmeyiz.

Fransız profesör derste anlatıyor;
"Büyük işler yapmanın en kolay yolu iş küçük parçalarına ayırmaktır. Öğrenciler gülünce devam ediyor.
"Boşa gülmeyin 1900 lü yıllarda Osmanlıya yapılan 1930 lı yıllarda almanyaya yapılan 1920 yıllarda avusturya-maceristana yapılan ve şuan da arap bölgesi ve orta asyaya yapılan işlem budur"
"

Yazık ki biz hala bu oyunun farkında değiliz ve ülkemizde kürtleri potansiyel tehlike olarak görüyoruz. Ben iddia ediyorum. Yolunuz bir gün diyarbakırın bir köyüne düşsün ve bir kapıyı çalın "Tanrı misafiriyim bir bardak su rica ediyorum". Sizi evlerinde bir gece misafir etmezlerse ben de hiç birşey bilmiyorum.

Hala farkında değilmiyiz yoksa biz türküz dedikçe kardeşlerimiz kürdüz arabız diyecek. Sonrada birlik hiç gerçekleşmeyece ve yok olmaya mahkum olacağız. ]]>

A PHP Error was encountered

Severity: Notice

Message: Undefined property: stdClass::$pubdate

Filename: views/rss_listeleme.php

Line Number: 35

Nerde o eski kandiller http://www.yazamak.com/yazi/225/nerde-o-eski-kandiller http://www.yazamak.com/yazi/225/nerde-o-eski-kandiller
Anlatılanlar bilir;
Birisi çıkar yaşlıca bi amcadır muhtemelen anlatılan ortmada en büyüktür veya sözü tartışılmaz kabul edilen biridir. Amcam heyecanlı heyecanlı anlatmaya başlar

Bizim zamanımızda gençler kandil gecelerinde büyüklerinin ellerini öper kandillerini tebrik ederdi. Kandil geceleri sabahlara kadar ibadet edenleri mi sorarsınız yoksa namaz kılmaktan ayakları tutmaz olanları mı? Kur'an okurken uyuya kalanları mı sorarsınız, göz yaşları ile ellerindeki Kur'anları ıslatanları mı?

Evet! Maalesef biz o tarif edilen kişileri göremedik peki suç kimin?

Kandilleri "Yaşasın bu gün kandil bol bol dua ederiz. Allah'ım her gün kandil olsun" yerine "Bu gün kandil nerden baksan 500 kandil simidi satarım tanesinden 5 YTL kaldırsam gecede 2.500 YTL. Allah'ım hergün kandil olsun" diyenleri tanıdık biz.

Sabaha kadar ibadet etmek için eve koşar adımlarla gelen kişilerin yerinde "bu gün kandildi amma da yoruldum ama deydi(!) eve gider bi güzel yatarım" diyenlerle karşıladık kapılarda.

Kandilleri, mübarek geceleri, aydan güneşten takvimlerden bekleyen ve bu fırsatı kaçırmak istemeyenlerin yerini, dükkanlara ve sokaklara asılmış kandil tebrikleriyle kandili fark eden ve günlük rutinine hiç ara vermeksizin "AAAA bu gün kandil miydi" nidasıyla kandili geçiren kişeri gördük biz.

Ragaip Kandiliyle birlikte Ramazan'ı karşılamak için oruca başlayan ve mübarek üç ayların ardından gelen Ramazan Bayramında,  Ramazanın şerefine layık hatim dualarıyla  bayramı yaşayan, ve bu sevinci sevdikleriyle birlikte paylaşmak için Anne ve Babalarının yanına koşan kişilerin yerini bizim zamanımda, Ragaip kandilinin 3 ayların başlangıcı olup olmadığını bilmeyen 3 ayları say dediğinde haziran, temmuz, ağustos (tatil ayları) diyen, Ramazan bayramına şeker bayramı diyen bayramı içkilerle sabahlara kadar fuhuşlarla geçiren hatta ve hatta bu aykırı şeyleri yapmak için kendini sevenlerin yanından uzaklaşıp tatil yörelerine kaçan kişiler aldı

Şimdi bir daha sorun size nerde o eski kandiller diyen amcalara

Ne yaptıysanız siz yaptınız bizim özlemini duyduğumuz kandilere bayramlara. Siz kirlettiniz bizim kandillerimizi siz basitleştirdiniz bizim Ramazan Bayramımızı şeker diyerek. Siz bizim Geçmişle olan irtibatımızı kopardınız.

Cevap sırası sizde nee yaptınız o eski kandillere?


Kandilinizi en içten duygularımla tebrik eder, gecenin ilerleyen saatlerinde huşuya karışmış dualarınızda bizim de ismimizi zikretmemizi temenni ederim

HAYIRLI KANDİLLER
]]>

A PHP Error was encountered

Severity: Notice

Message: Undefined property: stdClass::$pubdate

Filename: views/rss_listeleme.php

Line Number: 35