pamuk el sanatları atölyesi

 

Dün akşam bir ablamız, blogumda onun yaptığı el emeği göz nuru kendi yaptığı işleri satmak istediğini ve bu konuda onun bir tanıtımını yapmamı istedi. Bende ona tamam benim bunu yapabileceğimi ama kesinlikle yeterli olmayacağını ve bence kendisinin bir blog açması ve oradan kendi tanıtımını yapması gerektiğini söyledim ve bu sayede blogosfere bir transfer daha yaptım.
Benim fikir babalığım ve sevgili NnEvV’in  yardımlarıyla pamukelsanatları.blogspot er meydanına çıktı.
Bence blogosfer için iyi bir kazanım. Pamuk hanım dün gece benim laf ebeliğime dayanayıp, erken bir kaçış yaptı blogun bitmesiyle ama sabah erken kalkıp,benden acısını çıkartırcasına ilk yarım günde 23 paylaşım yapmış blogunda. Çok başarılı bir post sayısı. Bu başarının devamını bekleriz.
Şimdi Pamuk Hanım burada ne mi yapacak?
Pamuk Hanım burada, yıllardır yapmayı öğrendiği ve bir şekilde uğraşarak ortaya çıkardığı ahşap boyama, biçki - nakış , incik - boncuk işlerini vb sizlerin huzuruna sunacak. Bunların yapımlarını ustalık sırlarını vermeden anlatarak ilgili olan insanların meraklarını gidermeye çalışacak ve son olarakta yaptığı bu el emeği göz nuru işleri belirli bir ücret karşılığında satışa sunacak. Umarım ki beklentilerini karşılar.


Pamuk el sanatları ‘na gitmek için lütfen tıklayınız.

 
BAŞARILAR VE BOL KAZANÇLAR DİLERİM




Lipton Piramit Çay. Aslen ben Lipton Sallama Çayların tadını hiç sevmeyip farklı çaylar alıp demlikte karıştırarak enteresan tatlar elde etmeye çalışasam da , bir rastlantı eseri ofise girmiş bulunan bu piramit çayları tuttum arkadaşlar. Piramitlerin içinde gerçek meyve parçaları var. Ve tadı gayet başarılı. Hele kışın tatından yenmez içilmez.

Markette denk gelirsek bir alıp denenebilir. Hele ki benim gibi çay fetişistiyseniz, "her türlü çaya giderim var" diyenlerdenseniz için gari. :)

Bloguma yeni tema tasarladım ve iş hususunu orada yazıyorum artık. Yeni Medya sektörüyle ilgili arkadaşları da Web Gençliği Muhabbetimize  çağıralım yeri gelmişken. Almanya'dan arkadaşlarımızla organize ettiğimiz Girişim Günleri - İstanbul 2008  'e çok birşey kalmadı malum. Yavaş yavaş lobiyi genişletmek lazım gelir a dostlar.

Muhabbetle.


Değerli arkadaşlar, İstanbulDijital bünyesinde görev yapacak, PHP yahut Ruby diliyle MYSQL / PostgreSQL üzerinde deneyimli, tercihen XHTML'e hakim takım arkadaşları arıyoruz. İD'nin girişimleri ve müşteri işlerinde görev alacak bu arkadaşın zaman içinde yöneticilik pozisyonuna da alışması gerekebilir. İlanda belirtmekte fayda var. Yanına başka yazılımcı arkadaşlar katılabilitesi yüksek zira. Bilenler bilmeyenlere duyursun.

Şartlar masada yüzyüze görüşülecek. CV veya Portfoliolar ik@istanbuldijital.com a gönderilecek.



CDoç. Dr. Mutlu Binark ve Günseli Bayraktar Sütçü'nün önderliğinde Başkent Üniversitesi İletişim Fakültesinin düzenleyeceği "Türkiye'de Dijital Oyun Sektörü ve Oyun Geliştiricileri" paneline organize ediliyor.

Panel 4 Mart Salı günü Başkent Üniversitesi Avni Akyol Konferans Salonunda yapılacak.
Céidot'u yapımcı ve baş tasarımcı Erkan Bayol, konsept tasarımcı Tamer Karataş ve oyun programcılarımız Hakan Nehir, Tuna Hünerli ve Deniz Aydınoğlu temsil edecek. Ayrıca Doç. Dr. Mutlu Binark ve Günseli Bayraktar Sütçü TÜBİTAK tarafından desteklenen başarılı akademik araştırmaları "Sanal Ortamlarda Dijital Oyun Kültürü" üzerine konuşma yapacaklar.

Bu organizasyonun gerçekleşmesinde emeği büyük olan, yine Başkent İletişim Fakültesinden Serhat Sarıyıldız'a teşekkür ederiz.

Yer: Başketn Üniversitesi, Avni Akyol Konferans Salonu(Rektörlük Binası), Bağlıca Kampüsü / Ankara (saat: 15:00 17:00)

Bilgi İçin: Başkent Üniversitesi - İletişim Fakültesi  Tel: 312 234 10 10 (2665  veya  2077) - GSM Serhat SARIYILDIZ  050558617




..

Ve uzun bir aradan sonra bende aranıza geldim.Sinan çok kusuruma baktı biliyorum,koca tatilde çok umut bağladığı ben,tek bir yazı bile yazmadım.Bu sebeble gerek Sinan'dan gerekse de diğer takım arkadaşlarımdan çok ama çok özür diliyorum.Beni tanıyanlar bilirler ben halkla ilişkiler ve reklamcılık öğrencisiyim.Bu yazımda da reklam yapcam,ve reklamda mecra olarak yazamak.com'u kullanacağım.Ben istanbul'un ümraniye ilçesinde ikamet etmekteyim.Dün de bir adamla tanıstım.İsmi Musa agun. Musa AGUN dediğimiz kişi bir kemençe virtüözü aynı zamanda kültür ve ve turizm bakanlığınlığı sertifikalı bir saz (kemençe,bağlama,ud,keman,gitar ve SERMENÇE) yapım ustası.Tabi ustam aynı zamanda yaptığı bu tüm aletleri aynı güzellikte çalabilmekte ve her yaştan kişiye bu müzik aletlerini çalabilmeleri için ders verebilmektedir.Benim bu ustamla tanışmamda biraz enterasan,ama kısaca sizlere bahsetmek istiyorum; Benim eniştemin babası emekli marangoz,yıllarca onlarca kalfa,usta yetistirmiş çok iyi bir usta,şimdilerde de dükkanını çıraklarına devretmiş durumda,şimdilerde dükkanla ilgilenen ustalardan biride yaklaşık 2yıldır kemençe işleriyle uğraşır.Gectiğimiz günlerde bu abimiz Musa Agun ustamıza dükkanının bir bölümünde küçük bir atölye açtırmış.İşte eniştemin babasıda benim gitarla ilgilendiğimi bildiği için ula Erdal yanımıza bir çırak aldık,böyle gitar,kemençe filan yapıyor dedi.Bende madem içinde gitar var gider tanışırım dedim.Ve bunun üstünde arkadaşımın gitarı arıza yaptı bende hem ziyaret hem ticaret diyerektaniçaldım Musa hocamızın kapısını.Ve böylelikle tanışmış oldum kendisiyle.

Zaten böyle usta müzisyenlerin hepsi genelde kıyıda köşede olur derlerdi inanmazdım. Musa AGUN denilen kişi en az 3-4 tane müzik aletinde virtüöz derecesinde ve çalabildiği tüm aletleri kendisi yapabiliyor,bunun ne olduğunu müzikle ilgilenenler iyi bilirler ama sizlerde tahmin edebilirsiniz.Bugün neredeyse sabahtan akşama kadar hocamızın yanındaydım hem arkadaşımın gitarını birlikte tamir ettik,hem çok güzel sohbet ettik hemde gitarın işi bittikten sonra ben gitarla o ise hem kemençe hemde ud ile bana eşlik etti ve atölyedekilere güzel bir müzik ziyafeti çektik.Gitarı birlikte tamir ettik kısmının altını özellikle çizdim çünkü birçok tamir yapan yer tel değişimini bile kişinin yanında yapmaz.Bunun nedenini tahmin edebilirsiniz.Ki Musa Hoca bende para bile almadı,malzemeleri ben getirdiğim için.

Oysa ki neredeyse tüm gün mesaisini bana ayırmıştı.Ama bir işe gönül vermek belkide bu olsa gerek.Allah razı olsun demekten başka birşey kalmamıştı bana.

Tabi şimdi burda bahsediyorum işte şöyle iyi usta böyle iyi müzisyen diye diceksiniz ki bize adam gibi birkaç şey söyle ve bende size şimdilik size 2şey söyleyeceğim.Musa ustamız şimdiye kadar 5000'den fazla kemençe yapmış ve bunları neredeyse dünyanın her yerine yollamış.Bunun yanın Musa ustamızın müzikğe çok güzel bir katkısıda olmuş,bu katkının adınıda SERMENÇE koymuş,sermençe dediğimiz müzik aleti Musa Beyin keman ve kemençeden eşinlenerek icat ettiği bir müzik aleti.Ve ben bugün onuda dinleme fırsatı buldum gerçekten etnik karadeniz ve normal klasik müzik zevkini alabileceğiniz bir alet. En azından ben dinlerken büyük zevk aldım.

Şimdi gelelim fasülyenin faydalarına ama ustam karadenizli olduğu için hamsinin yada kara lahananın faydalarındanda bahsedebiliriz :)

Musa agun Ümraniyedeki atölyesi daha yani açmış eli kulağında 1 ay olmuş.Ve bugün ki sohbetlerimiz arasında bu atölyede kemençe,ud ve bağlama gibi müzik aletlerinin eğitim derslerini vereceğini söyledi daha doğrusu o söylemeden önce ben kendisine hocam yazın gelsem bana bağlama yada ud dersi verirmisiniz dedikten sonra ağzından baklayı çıkardı.Ama özellikle bu dersleri atölye içinde vermeyi isteğini özellikle belirtti ve bunun sebebini de müzik aletini çalmak için buraya gelen kişilerin bir yandanda müzik aleti yapımını görerek ögrenmelerini istediğini ve böylece saz ustalığınında devam edebileceğinden söz etti.Böylelikle gelen çoçuklar yada gençler çaldıkları müzik aletlerini kendileri yapmayı ögrenebilecek tamamıyle yapamasalarda müzik aletlerinde olusabilecek arızaları zorlanmadan kendi başlarına tamir edebileceklerdi

Bundan iyisi can sağlığı sayın okurlar.

 Ben izmir de öğrenci olduğum için su aşamada direk kursa başlıyamıyorum ama yaz döneminde kardeşimle birlikte musa hocadan ud ve bağlama dersi ve bunun yanında müzik aleti bakım ve onarım dersleri alcam.Eğer sizlerde yukarda bahsettiğim dersleri almak isteserniz.Yada bu müzik aletlerini bilhassa kemençe satın almak ve hertürlü organizasyona davet etmek isterseniz ;

Musa hocama aşagıdaki adresten ve tel numaralarından ulaşabilirsiniz;

0535 4497615 ve 0546 2831365

Musa Agun müzik aletleri yapım ve ders atölyesi adresi;

Atatürk mah.Bahçevanlar sok.  No 29 kabil apartmanı zemin kat. Ümraniye / İstanbul

Bunlarla birlikte biliyorum lafı çok ama çok uzattım kusuruma bakmayın hakkınız helal edin.Musa hocamın sizlere bir armağanı var,yazamak.com yazarları ve okurları için ona biraz kemençe ve ud çaldırdım.şimdi dinlenmek için 2dakika onu dinleyinde rahatlayın umarım ki beğenirsiniz saygı ve selamlarımla.

sıcağı sıcağına dinlemek için tıklayınız...


Canımız ciğerimiz beklenmeyen projemiz Yazamak'ın ilk 9 gün istatistiklerini veriyorum... Elleri göreyim? Vereceğim tüm bilgiler tekil veriler üzerinden.

Günlük Tekil Ziyaret



Yazamak projesi açılalı henüz 9 gün oldu arkadaşlar. Yani doğru düzgün hiç bir arama motoru dolayısıyla birçok insan henüz bizleri ve projemizi tanımıyor. Buna rağmen sonuçlar cidden hepimiz için ümit yeşertecek cinsten. Grafikte görüldüğü üzere 3. günümüzde tüm yazarlarımızın mevcut imkanlarıyla yaptığı tanıtım sonucu +-170 civarı bir tekil hit yakalanmış günlük. Sonraları bir düşüş yaşansa da içeriğin zenginleşmesi ile beraber tekrar yükselişe geçmiş Yazamağımız...

İçerik Kaynakları



Yukarıdaki grafikte görebileceğiniz üzere Yazamak'a gelişler daha ziyade tavsiye eden sitelerden. Kimlerin bize en çok okur gönderdiğini ise bir sonraki grafikte görebiliyoruz.



Bu durumda h-yaman 'a bize desteğinden ötürü teşekkür ediyoruz :)

Yazarlar Top 10 :)

Yazamak yazarları için bir top10 listesi yapacak olursak kişisel yazar sayfasının görüntülenme rakamlarına göre listemiz şu şekilde oluyor.

1. Sinan Ata / 227 Gösterim
2. Züleyha Sucu / 131 Gösterim
3. Ömer Özlü / 117 Gösterim
4. Erdal Erdogdu / 97 Gösterim
5. Gürkan Oluç / 76 Gösterim
6. Şule Birer / 72 Gösterim
7. Murat Arif Çeliker / 66 Gösterim
8. Enis Kaya / 59 Gösterim
9. Davud Doğan / 58 Gösterim
10. Talha Turhal / 53 Gösterim

Listede olmayan arkadaşlarım üzülmesinler ilk 9 gün verileri olduğu için 1001 defa değişecektir sayfa izlenimleri. Şimdiye kadar hiç reklam yatırımı yapılmaksızın sağlanan bu gelişme ve yazarların yazamağı sahiplenmesi bence paha biçilmezdir.

En Çok Okunan İçerik Öğesi

"Artık bizde buralardayız :)" isimli yazısıyla 148 defa okunarak en çok okunan içerik öğesini giren Ayşe Gülden'e büyük alkış!

Harita Üzerinden Ziyaretçi Verisi



Harita verisinde de İstanbul'a büyük alkış gelsin :)

Bu kadar kısa zamanda bu kadar büyük yükseliş gösteren projemiz için öncelikle değerli yazar kardeşlerime hemmen ardından siz Yazamak okuyucularına kendim ve yazar kardeşlerim adına teşekkürlermi sunarım.


Bir halkla ilişkiler ve reklamcılık ögrencisi olarak hatta belki ilerde reklamlar üzerinden ekmek yiyecek rızkını temin edecek biri olmama karşın yukardaki başlığı atarken bende çok düşündüm.ama başlık sonuna kadar doğru bence...birilerinin bazı şeyleri eleştirmesi lazım ki ufaktanda olsa insanların gözleri o noktaya kaysın yada azda olsa bir kalite belirtileriyle birlikte düzelme meydana gelsin.bu yazıyı bu sabah kahvaltıdan sonra sonra okuduğum bir gazetenin cumartesi ekinden esinlenerek yazmaya karar verdim.gazetenin bu konuyla ilgili attığı başlık 'film bahane,rekla şahane'ydi ve bu olay gercektende böyleydi.ben en son gectiğimiz salı günü sinemaya kabadayı filmini izlemeye gittim.film seansı 19:45ti ve 19:40 gibi salona alındık,yerlerimize kurulduk, hani alısık olduğumuz için reklamların çıkacağına rahat davranıyoruz açıkcası,tahminlerimizde birkaç reklam akabindede birkaç film fragmanı çıkar asağı yukarıda 20:00 gibi film başlar diyorduk...ama sizce film ne zaman başlamış olabilir.tam tamına 20:20 de yani yaklasık olarak 40 dakikaya yakın reklam izledik.ve zaten film başlamadan artık ne cıkarsa cıksın beklentisiz ve sıkılmış hale geldik...dünyada reklam süreleri 5dakikayı gecmiyormuş öyleymiş ki dünya sineması ve türk sineması arasındaki fark keşke bu olsa dimi?ama biz zaten tv dizilerini izlerkende böyle değilmiyiz,artık ana haber bültenleri bile araya reklam almıyor mu?şimdi biz buna reklamcılık sektörü gelişiyor diye sevinelim mi yok sa sinemalarda yada tv karsısında dakikalrımız ve zamanımız çalınıyor diye üzülelim mi artık takdir sizin???