Arkadaşlar aramızda günde mi takip etmeyen var mı acep?Bu ülke de gündem ne zaman durulcak acaba,sizce fenerbahçe şampiyonlar liginde final oynarsa herşey eski haline dönercesine unutulur mu??? Başbakan'ın bakanlara,vekillere,teşkilatlara verdiği susun emri bizim içinde mi geçerli acep? Bizler niye konuşmuyoruz ki? Yaklaşık 2aydır gece gündüz gündemi takip eder hale geldim,her gece yatarken acaba sabah kalkınca bu ülkede neler olcak diye düşünüyorum.Herkes savaş bayraklarını çekmiş durumda ama unutmayalım pilavdan dönenin kaşığı kırılır..Gündemimiz ak partinin kapatılması.

Neredeyse tün dünya ayaga kalktı bu haberle,herkesten bu karara karşı açıklamalar yayınlandı..Sadece muhalefet hariç! Canları saolsun,son 30 yılda bu ülke için tek bir çivi çakmamış insanlar oldukları için yadırgamamak lazım bence.

Gerçekten öne sürdükleri iddaalar doğruysa ak parti kapatılsın ama ki doğru değil,doğru olsa dünyanın her noktasından bu kadar büyük bir tepki alınmazdı ki ülke içinde de büyük bir tepki ağı oluştu.

Hükümetle bunca uğraşmalarına karşın,bir de geçen gün haberleri izlerken duyuyorum;

dolar yine artmış,borsada işlem hacmi düşmüş,enflasyon yine iki haneli rakamlara ulaşmış,%4.5 luk büyüme oranı,hükümetin belirlediği %5 lik oranın altında kalmış,

bu nasıl bir ülke yönetimiymiş?

Yani bunda da suclu olan tabi ki hükümet miş...Sasırıyorum gerçekten şaşırıyorum bunca uğraşmaya karşın,bu kadar düşmanca bir muhalefete karşın bu adamlar ne yapsınlar,gerçekten merak ediyorum. Bence de ak parti kapatılsın,hepsinede siyaset yasağı verilsin,hem ak partiler hemde diğerleri kurtulsun. Akabinde de başa gelecek yönetimle bakalım bu ülke NEREYE GİDECEK herkes görsün?

Ben artık bu ülke genci olarak böyle bir kaos ortamında yaşamak istemiyorum, er meydanı ortada herkes çıksın ortaya da çıksın,yıkıcı değil yapıcı fikirlerle sürsün,olması gerekeni ortaya koysun görelim bizde ama unutmayalım ki gün kardeşlik,gün beraberlik günüdür.Lafta değil özde halkçı,özde demokratik,özde eşitlikçilik olma günüdür.


Çevrede enteresan bir ambiyans. Sevgililer Günü. "Nedir bu aksiyon abi" diye dün sordum Acıbadem'de ki Kuyumcu kardeşim Enes Çilek'e. "Elleme boşver" dedi :) ona iyi geliyor sanırım sevgililer günü.

Baktım millet sanki normal günlerde birbirlerine hediyeler alıp güzel sözler söylemiyormuş gibi bugün daha bir hevesli harcama peşinde. "Niyet neyse Allah onu verir" dedim. Kutlu olsun mu denir bilmiyorum :)



Bende kıskandım efendim :p "Benim başım kel mi" dedim. Tek aşkım, kendime :) , Sevgililer Günü Hediyesi olarak Canon EOS 400D aldım. Şaka bir yana uzuun zamandır beklediğimiz an geldi. Makina Pazartesi günü elimde olacak inşallah. E çekiyoruz fotoları be yaa :). Sadık abiyi, Cemil kardeşimi ve Yazamağımızın kadrolu fotocusu Züleyha'yı kandırmam lazım işin inceliklerini öğrenmek için. Belki fotocu birkaç arkadaşı daha. Yazamağı fotoya boğacağım görürsünüz.

Canon EOS 400D ile çekilen fotoğrafları görmek için şu flickr linkini izleyiniz efendim. Ardından yorumlar lütfen.

E sevgililer günü dedik o zaman tüm aşıklara çok değerli kardeşim Yusuf Yıldız'dan Gönlüme Gir Doğ Güneşim  isimli bu nadide parçayı armağan ediyorum. TSM sevenler, dinleyenler Yusufumu dinlesin doya doya :) Kendisi her ne kadar "ekleme laaan" desede ben inatla ekleyeceğim efenim. Üniversite dönemlerinde yaptığı şovdan utanırmı insan ya :D



       

        Bugün bir miting oldu biliyorsunuz Anıtkabir'de.. Bizi Ata'ya şikayet ettiler.. Birşey de yapmadık üstelik :) Başörtülü vatandaşların elindeki eğitim hakları alınsın diye bağırdılar sonra da utanmadan,İstiklal Marşı okudular.. Pesss... Ezbere biliyorlar maşallah takdir ettik :P Yazamak ailesi olarak,Milli Marşımızı buraya yazmayı uygun gördük,birisi okurda anlar belki,sevaba gireriz ;) Mehmet Akif Ersoy gururla sunar...İmanla kazanılmış toprakların hikayesidir.. (İman hakkında bkz. Kur'an) ;)

iSTiKLAL MARŞI

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır parlayacak!
O benimdir, o benim milletimindir ancak!

Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!
Kahraman ırkıma bir gül... ne bu şiddet, bu celâl?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal.
Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklal.

Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım;
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

Garbın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar.
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imânı boğar,
'Medeniyyet!' dediğin tek dişi kalmış canavar?

Arkadaş, yurduma alçakları uğratma sakın;
Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın.
Doğacaktır sana va'dettiği günler Hakk'ın,
Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.

Bastığın yerleri 'toprak' diyerek geçme, tanı!
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehid oğlusun, incitme, yazıktır, atanı.
Verme, dünyâları alsan da bu cennet vatanı.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şühedâ!
Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Hudâ,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyâda cüdâ.

Rûhumun senden İlahî, şudur ancak emeli:
Değmesin ma' bedimin göğsüne nâ-mahrem eli!
Bu ezanlar-ki şehâdetleri dinin temeli-
Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli.

O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım.
Her cerîhamdan, İlâhî, boşanıp kanlı yaşım;
Fışkırır  rûh-ı mücerred gibi yerden na'şım;
O zaman yükselerek arşa değer belki başım!

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl.
Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl;
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet,
Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklâl!

Mehmet Akif Ersoy

Hakkıdır Hakk'a tapan milletimin istiklal diyorsun da Hakk'ın emrini nasıl yok sayıyorsun? (Gerisi hakkında yorum bile yapmıyorum :) )

Bu riyakarlıklarla karşılaşmak istemiyoruz,utanmadan Hakk'ın emrinin yasaklanmasını isteyenlere de yine Mehmet Akif Ersoy cevap versin diyoruz....

İnmemiştir hele Kur'an bunu hakkıyla bilin,

Ne mezarlıkta okumak ne de fal bakmak için..

 



Pek de keyifli olamadığım şu günlerde neden böyle bir yazı yazma ihtiyacı hissettim bende bilmiyorum. Ama geçenlerde Şule Ablam'la msn de sohbet ederken birbirimize iğrenç klipler gönderme savaşına girdik desem yeridir bu yazı da onun meyvesi.

Yazamak'ta bir ilk!.  Birinci Geleneksel Dehşetengiz Şarkı / Klip Ödülleri

1.
Gönülleri fetheden sinir bozuculuğuyla, anlamsızlığıyla, ucuzluğuyla birinci sırayı bana göre gönüllerin sultanı  Azeri Kızı Günel / Resmini Çeke Çeke ve  Anlamsız Şarkıcı-Türkücü Burhan Çaçan / Liseli   paylaşıyor. En kötü 5 klibi burada toplayacağız bakalım neler çıkacak.

Tavsiyelerinizi bekliyoruz, liste değişebilir. Bunlar sadece benim gördüğüm en dandik klip ve şarkılar :) şarkının ismini ya da youtube linkini yorumda belirtirseniz 2.3.4.5. ve mansiyon ödüllerinin olası sahiplerini üzmemiş oluruz.


                                

Sevgili Yazamak.com yazarları ve okurları;hep birlikte çok eğleneceğimiz bir bölümümüz olsun.. Buna benzer bir bölümü,sevgili sinanatabi (:P) "dergy" adlı mecmuasında kullanmıştı...

Haberlerde,televizyonda,gün içerisinde bizi sevindiren ya da sinirlendiren herşeyi,burda paylaşırsak,yazamak severlerin akıl sağlığına faydası olur kanaatindeyim :)

Herşey,Yazamak.com insanları ve onların,akıl sağlığını korumak :P,haklı tepkilerini duyurmak için diyorum ve başlıyorum...

* Bu yazıyı hazırlarken çektiğim eziyetten dolayı diyorum kiiii...Ben ömrü hayatımda böyle dandik adsl bağlantısı görmedim ;( nassı rahatladım anlatamam :D



Nicola Tesla, çağın en önemli dahilerinden biri...  Bizim kitaplarımıza göre Einstein,Bohr kadar önemli sayılmasa da, başkasına ait sandığımız pek çok keşfin gerçek sahibi...

Dahi bir anne babanın çocuğu olarak dünyaya gelmiş olmasına rağmen çok zor bir çocukluk geçirmiş.. (Annesi dilimlere böldüğü pastayı yemeden önce hacmini hesaplamasını istermiş :D)

Gelelim asıl konuya.. Nicola Tesla buluşlarını anlatmak için Amerika'ya gider...Amacı kendisinin örnek aldığı, gerçek bir bilim adamı sandığı Edison'u bulmaktır.... Pek çok fikirle kapısını çalar Edison hiç oralı değildir,anlattıklarını dahi dinlemez ama iyi bir çırak olacağını düşünerek işe alır.. (:D şaka gibi evet)

Öyle de olur,o yıllarda Edison'un bulduğu ve doğrudan akım prensibiyle dağıttığı elektrik çok yakın mesafelere çok pahalıya gidiyordu.. Nicola,Edison'a kendi projesi olan alternatif akımı anlatır, Edison ise buna ufak ilaveler yaparak,patenti kendi üstüne alır,kendisine söz verdiği parayı da vermezz.... ( ah Nicola aaahhh ) 

Edison'la yolları bunun üzerine ayrılan Tesla,üreticilere ekonomik bir getirisi olmayan hiç bir buluşun kaynak bulamayacağını da anlamıştır artık...

Tesla Elektrik Company'i kurar ve alternatif akım için gerekli olan jenaratörler,transformatörler,kablolardan oluşan tasarımları için 30 a yakın patent alır..

1893 Chicago Fuarında Alternatif akımı dünyaya tanıtarak Edison'a nanik yapar...Bunun yanında radyoyu icad eder fakat Marconi onun yerine tarihe geçer.. Nicola sadece "bırakın devam etsin yaptığı alet 17 patentimi kullanıyor"demekle yetinir çünkü Marconi'nin yaptığı işi küçümsemekte,hertz dalgaları yerine teta4 dalgalarıyla ilgilenmektedir.. Yine de ölümünden sonra,Amerika'nın "supreme court" mahkemesi tarafından gerçek mucidin Tesla olduğu 1943 yılında ilan edilir..

Bu kadarla kalmaz, yaptığı kablosuz elektrik icadı, kendisinin sonu olur.. Bu deney sonucunda herşeyini kaybeder,yalnız başına bir otel odasında ölür ve otel odası çeşitli gizli servisler tarafından yağmalanır...

Olay şudur ki: ne icad ettiğinize dikkat edin ya da neye sahip olduğunuza...Sahip olduklarınız, çeşitli güçlerin çıkarlarına dokunuyorsa yalnız ölecek ya da deli ilan edileceksiniz...

Nicola'a acıyan var mıdır bilmiyorum ama biz şuan ondan çok farklı durumda değiliz.. Bırakın kendinize sahip çıkmayı, ülkenizde ki yeraltı madenlerine bile sahip çıkamazsınız başkalarının çıkarları söz konusu olursa...

Baklavasını bile Yunanlılara kaptırmış milletin evlatları,düşünmesi bile insanın zoruna gidiyor değil mi?


Bursa Büyükşehir Belediyesinin biz öğrenciler ve diğer vatandaşlar için her sene havadan para toplamak üzere yapmış olduğu, insanların 1-2 saat gibi bir sürelerini boşa geçirmelerini sağlayan hayatımda görmüş olduğum en saçma uygulamalardan biridir bukart ( İstanbul'daki akbil gibi birşey ) vizeletme olayı. Bence bu olay bizim 1-2 saatimiz çalınmadan ve insanları yormadan çok kolay bir şekilde yapılabilir.

Örneğin; özel bir efor sarfetmeyerek kafamda yazmış olduğum senaryoyu yazayım bakalım sizin de aklınıza yatacak mı? Şimdi, bu bahsettiğimiz kurumların hepsi devlet kurumu değil mi, Belediye'de M.E.B'de.. Peki bu vize işlemi ne için yapılıyor? Öğrenciliği biten vatandaşlar öğrenci kartı ile belediyelerden ve diğer araçlardan yararlanamasınlar diye. Peki Belediye kendi içinde ki arge ekibine yada herhangi bir yazılım firmasına şu şekilde bir yazılım yaptıramaz mı? Yazılım, öncelikle bu kart sahibi olan ve öğrenci olan vatandaşların vatandaşlık numaraları ile M.E.B veritabanına bağlanacak ve eğer vatandaş hala öğrenci ise kartın vizesini uzatacak, yok değilse pasif edecek. O adam kartına kredi yükletmek istediğinde o dijital ekranda hesap pasif edilmiştir yazacak ve adam gidecek normal bir kart alacak. Gördüğünüz gibi 2-3 satırdan oluşan bir senaryo ile tüm olayı çözmüş olduk, ne kadar da basit değil mi? Tüm bunlar yapıldığı zaman ise ne ben 2 saat kaybetmiş olucam, ne ayakta bekleyip yorulucam ne de belediye 2 milyon insanın yaşadığı bir şehirde yaklaşık olarak 2 trilyon parayı havadan kazanmıyacak. Buradan söylüyorum, bu her sene vermiş olduğum vize ücreti haram olsun sevgili belediye, hayrını göreme emi!


 < 1 2