Sessiz... Åžimdi daha sessiz... Ama asla birbirimizi duyacak kadar sessiz deÄŸil... Fizik kuralları, mesafeler vesaire... Ya da vesaire niye hep vs. diye yazılır ki? Street Fighter gibi...Ryu vs. Ken. İşte bu, çaÄŸrışım dedikleri ÅŸeydir. ÇaÄŸrışım da çok ilginç bir ÅŸekilde cep telefonlarını 'çaÄŸrı'ÅŸtırır...

DüÅŸüncelerim arasından dolambaçlı bir yol bulmaya çalışıyordum. Bizim köyün camiine giden yol gibi. Hoca 'Amenerrasulü' yü okurken cemaatteki hafif uyuklamarı gözlemleyenlerden biriyseniz, '...fensurna alel kavmil kafirin...' dendiÄŸi zaman musikiye benzer bir zevkin içinize aktığını da pek iyi bilirsiniz.

Bu yüzden, özellikle yaz gecelerinde, ve bilhassa kuruyemiÅŸçilerin kapatma saatine denk gelen bir vakitte yatsıdan dönen yaÅŸlı amcaları da tanıyorsunuzdur: Gizlice toplanan bir derneÄŸin mensuplarıymışçasına hararetli, az önce kıldıkları namazın kritiÄŸini yapmaktadırlar. İnsan onları tanımasa bowling maçından dönüyor sanabilir. Hafif bir gece meltemiyle esriyen sokaklarda biraz homurtu ve öksürük bırakarak evlerine dağılırlar, ve ben onların eve gidince ne yaptıklarını düÅŸünürüm. Ben olsam hemen yatmam, ne de olsa namazımı kılmışım, çayımı demler, televizyonun karşısında uyuyakalırım. KuruyemiÅŸçilerin kapandığını söylemiÅŸtim deÄŸil mi, kim demiÅŸ, bu amcalar onların son müÅŸterileridir. Kimi sigara, kimi soda, kimi de biraz çerez, bazısı da evdekilerin aÄŸzı tatlansın diye dondurma alır. Dünyada huzur diye bir ÅŸey varsa bu amcaların uzmanlık alanıdır denebilir. Üstelik onların huzuru ÅŸartlara göre deÄŸiÅŸmez; haydi emekli olduk, küçük bir kasabaya yerleÅŸelim dedikleri zaman bile, o kasabanın kuytusunu, alçak, sarmaşıklı bir balkonu olan lavanta kokulu evini, konu komÅŸusunu, kuruyemiÅŸçisini, camisini, kısacası oranın da huzurunu hemen buluverirler!

Ve ÅŸimdi daha sessiz iÅŸte. Kafama göre takılıyorum, terden yapış yapış oldum... Kitaplarımı havalandırıyorum diye entelce bir yalan söylemek vardı ama hakikaten büyük yalan olur. Masanın üstündeki bozukluklarla ÅŸeftalili buzlu çay aldım, soÄŸuk deÄŸildi, soÄŸuttum. Canım sıkıldı, oturdum bunları yazdım. Yatsıya gidip o çok meÅŸhur eve dönüÅŸlerden birine ÅŸahit olurum diye korktum belki de. O yüzden ben de karşıki evin camlarında ne var ne yok diye bakıp arka bahçedeki sessizlikte kafa dinlemeye karar verdim. Vakit geçtikçe sanki odanın içinde baÅŸka biri varmışçasına dağıldı ortalık, eski defterleri karıştırdım hatta bir ara, bir cümle, bir kıvılcım çaktıracak bir hatıra bulup salak salak sırıtmak için. Hep aynı yere bakmış olacağım, gene bozamadım sessizliÄŸi.

Evdekiler uyuyordu, televizyonlar karanlık oda beyazlığı içinde açık kalmıştı. Bir ÅŸarkı mırıldandım, bir süre yankılandı ses, sanki biri cevap vermiÅŸ gibi heyecanlandım.

Seni duyduÄŸumu farzedip sustum sonra...