Bir eğitim ve öğretim yılının daha sonuna gelmiş bulunmaktayız.Dün 6. sınıflar bugün ise 7. sınıflar SBS sınavına girmiş oldular.Bu sene son olarak yapılan OKS sınavı, daha evvelden yapılmıştı zaten.

  Bu sınav sistemi öğrenciler açısından nasıl karşılanıyor onu bilemeyecem ama bir gerçek var ki o da bu seneki heyecanın şimdilik bitmiş  ve uzun bir yaz dönemine girilmiş olması...Öğrenciler ile birlikte sene boyunca ,onlar için uğraşan ailelerin de üzerlerinden büyük bir stres ve yük kalkmış oldu.Belki sene içersinde istediği gibi gezemediler veya evlerine yeterince misarif kabul edemediler ama tüm yaptıkları fedakarlık çocukları ve istikballeri içindi.Çocukları için ders çalışma ortamı hazırladılar ellerinden  geldiği kadarı ile.Kimi aileler dersaneye yolladı; kimileri ise gönüllü abi ve ablalarına yollamayı tercih etti.Çocuklarının geleceğini düşünerek onlara her türlü ortamı ayarlamaya çalıştılar.Anneler, sabah kahvaltılarını  tam zamanında hazırlıyor , onların ellerini sıcak sudan soğuk suya sokmuyorlardı.Çamaşırları yıkanıyor , ütüleri yapılıyor, akşam okuldan döndüklerinde sevgi ve ihlasla hazırlanmış yemekleri sıcak sıcak önlerine koyuluyordu.Fedakar babalar ise kendi ihtiyaçlarını unutmuş herşeyini evlatlarına feda edercesine akşama kadar çalışıyorlardı ,  bilgisayar başında,pazar tezgahında, inşaat çatılarında ,sıcak fırınlarda vs...

  Tüm bu yapılanlar elbetteki çocuklarımızın dünya hayatı uğruna ilerde rahat etmeleri ve ellerinde birer altın bilezik bulundurmaları içindi.Bu dünyada yaşıyorsak eğer çocuklarımızı okutmalı ve onların meslek sahibi olmaları için çaba göstermeliyiz elbette.Çocuklarımızın eğitim ve öğretimleri ile elimizden geldiği kadarı ile ilgilenmek, her anne ve babanın görevlerindendir.Fakat anne ve babaların, çocuklarının dünya hayatına yönelik eğitimlerinin yanı sıra onların ahlaki ve manevi eğitimlerini de ihmal etmemeleri gerekmektedir.Ahlaki eğitimden yoksun yapılan ilim ve bilim, ne kendisine ne de topluma fayda sağlar.Bugün Kur'an ahlakından bihaber yaşayan ve yetiştirilen günahsız yavrularımız ilerde önüne geçemeyeceğimiz kötülükleri işleyebiliyor ve insanlık adına büyük kayıplar verebiliyor.Yüce dinimizin emir ve yasaklarını öğrenmemiş orta,lise veya üniversiteli genclerimiz çok rahatlıkla kötü fiiller işleyebiliyor, hem kendi saadetini hem de başkalarının huzurunu bozacak şakilde toplum düzenini bertaraf  edebiliyor.Hergün  gazetelerde okumaya alışık olduğumuz cinayet haberleri, hırsızlık kapkaççı olayları, küçük sebeplerden dolayı boşanmalardan dolayı ailelerin dağılması ve bu sebepten çocukların ortada kalması, alınan alkolin etkisi ile   yapılan kavgalar  oluşan araba kazaları, töre cinayetleri ve buna benzer olayların tek sebebi, insanımızda Kur'an ahlakının eksikliğindendir.Dini eğitimimizin yeterince verilememesindendir.Kalplerde ahiret inancının zayıf olması ve birgün , dünyada iken zerre tanesi kadar dahi yapılan iyi ve kötü fiillerin karşılığının eksiksiz verileceğinden haberdar  olunmamasındandır.

  Velhasıl kelam, anne ve babalara, çocuklarının ahlaki eğitimi açısından da  çok büyük görevler düşüyor.Kötülüklerin sağdan soldan, önden arkadan adeta sağnak sağnak yağdığı bu ahir zamanda, çocuklarının manevi eğitimlerini bir şekilde sağlamalıdırlar.Aileler bu konularda yetersiz ise ehline göndermeleri ve çocuklarının Kur'an ahlakı ile yetişmeleri için çaba sarfetmelidirler.

 Okulların tatil olup yaz dönemine girmiş olduğumuz bu mevsimi bir fırsat  bilerek henüz günaha bulaşmamış, dimağları temiz, kalpleri saf ve duru yavrularımızı mutlaka dini kültürlerini alabilecek yerlere kayıt yaptırmamız ve göndermemiz gerekmektedir.Aksi taktirde Allah katında sorumluluktan kurtulamayız.Rabbimizin bizlere olan emanetlerini ve  ayetin deyimiyle, birer imtihan vesilesi olan sevimli yavrularımızı şeytanın kucağına atmış ve evlatlarımızın ebedi saadetini karartmış oluruz.Hidayete muhtaç bazı kişilerin dediği gibi, din eğitimini çağ dışı görerek bu zamanda din eğitimini   gereksiz bulduğumuz taktirde , gerçek  çağdışılığı yapmış ve çocuklarımızı ahlaksızlığın diz boyu olduğu orta çağ zihniyetinin kötü durumlarından kurtaramayız.

  Din ve Kur'an eğitimi konusunda hepimizin malumu olduğu üzre Diyanet İşleri Başkanlığımız her sene yaz mevsiminda 2 aylık bir süre ile çocuklarımıza Cami imamlarımız ve diğer hocalarımız ile  yardımcı olmaya ve onlara din eğitimi vermeye çalışmaktadır.Senelerden beri devam edegelen bu eğitimin çok faydalı oluğuna inanıyorum.Çocuklarımız 2 ay süre ile bu kurslara devam ettikleri taktirde belki ömürleri boyunca ibadetlerini yapabilecekleri dua ve sureleri, bunun yanında sosyal yaşamlarında topluma faydalı birey olacakları ahlakı eğitiminlerini almış olacaklar.Aynı zamanda Efendimiz (sallallahu aleyhi vesellem) in bize haber verdiği :  " Sizin en hayırlınız Kur'an'ı öğrenen ve O'nu öğretendir" müjdesine nail olacaklardır.Bu müjdeye sadece Kur'an öğrenen ve öğretenlerin yanı sıra, vesile olmaları sebebi ile evlatlarımızı yaz kurslarına gönderen anne ve babalar ve o kurslara maddi manevi yardımda bulunan hayırsever vatandaşlarımızda nail olacaklardır.Yine Habib-i Kibriya efendimizin (S.A.V) : " Bir hayra vesile olan o hayrı işlemiş gibidir"  sözünün  de muhatabı olarak  hayırlar kervanında yerlerini alacaklarıdr.

 Evet değerli anne ve babalar! Bizler için birer imtihan  vesilesi olan çocuklarımızı uzun yaz mevsiminde başı boş bırakmayalım.Evlatlarımızı kendi ellerimizle ateşe atmayalım.Onların  en verimli çağlarında günahsız gönüllerini  Kur'anın Nuruyla nurlandıralım.Kalplerine Allah ve peygamber sevgisini yerleştirelim.Biz yapamıyorsak bu hizmeti yapmak isteyen dertli hocalarımızın  şefkatli ellerine teslim edelim.Ahlaklı birey olmaları için elimizden gelen her gayreti gösterelim.Gösterelim ki büyüdüklerinde korkunun değil emniyetin, kötülüğün değil iyiliğin,ahlaksızlığın değil edebin temsilcisi olsun ve önce ailesine sonra dinine ve vatanına hayırlı birer evlat olarak yetişsinler.