Bu sene ile birlikte 3. kez girdim. Öss maceramı özetlemek gerekirse;

İlk sene;

Son derece sağlam bir hüsran, sene 2004 büyük gazla girilen öss fos çıkmış keşke sorular çalınsada iptal edilse denmiştir. Evdekiler başın etini yemişlerdir. Yusuf durumun  durumun vahametini kavrayamamışdır, iplememişdir sonraları.

İkinici sene;

Sene 2005, koca bir seneyi dershanede geçirmiştir Yusuf, arkadaşlarıyla gezmedik cafe bırakmamıştır bu dönemde, tomarla parayı dershaneye vermiştir. Halbüse o paraya 4 tane cillop server alıp para kazanabilirdir. Arkadaşları arasında en yüksek puanı yaparak Kültür Üniversitesi Fizik bölümüne burslu olarak giriş yapmıştır o sene. Aslında son tercihtir fizik hani olmazsa olurdur ama niye girilmiştir niye yazılmıştır hala tam belli değildir. Fizik bölümünde geçen 2 senenin ardından kahramanımız Yusuf fizik bölümünü çok sevmesine rağmen bitiremeyeceğini anlamış, kendi alanında bir bölüme girmek istemiştir. Velhasıl kelam okulu bırakmıştır.

Üçüncü sene;

Sene 2007- 2008 Okulu bırakan kahramanımız Yusuf 2007 de bomba gibi bir dershaneye başlamış (Belkide ilk kez tek başıma bir işten kazandığım yüklü miktardaki parayı yine bir dershaneye verdim.) ardından çalışmalara hız vermiştir, hedef bellidir. Bu sefer Boğaziçi olacaktır. (Bahçeşehirdi de elim sürçtü)  Hem zaten üniversiteden gelen altyapısı da vardır. (küçümsemek lazım on numara analiz cebir fizik biliyorum :D ) 2008 e girildiğinde üniversitenin hayatındaki anlamını kurcalamaya başlar, acaba okumasa olur mudur? yada okusa ne geçecektir eline diplomadan başka? Yusuf’un elinde zaten altın bir bileziği yok mudur? Yaşıtları almış başını gitmiş midir? Yusuf çok mu geride kalmıştır? Ama hayır, kahramanımız kararlıdır, o üniversiteye girilip o okullar bitirilecektir. Bu gazla bir iki ay daha çalışmıştır kahramanımız, ancak daha sonda sonbaharda dökülen yaprak gibi kopmuştur derslerden. Artık dayanamamaktadır. soruların, sistemin saçmalığına. Bu kadar senesinin heba olmasına, tekrar tekrar bu stresi yaşamak zorunda bırakılmasına. Madem öyledir, kahramanımız Yusuf dershaneyide bırakmaya karar vermiştir. Kalan aylarda Tarmhost ile ilgilenip bol bol gezmiştir. Günlerden 15 haziranda tek başına girmiştir sınava. Ailesi gelmemiştir bile okula. (ben dedim ki; ne geliceksiniz zaten girip bir iki cevaplayıp çıkıcam bişey beklediğim yok açıköğretim bizi bekler. :D ) Okul bahçesinde karşılaştığı bir arkadaşı, ananesinin 40 yasin okuduğu suyu göstermiş, kahramanımız hemen o sudan kendi şişesine biraz boşaltmıştır. Öss çıkışı girişte olduğu gibi huzur doludur kahramanımız. İçeriye hiçbir amaçla girmediği için birçok soruyu kolayca cevaplamıştır. Terlememiştir, stres basmamıştır.

Kahramanımız dershaneyi bırakarak ve kendini Tarmhost a vererek ya hayatının en mantıklı yada hayatının en saçma kararını vermiştir. Bunu zaman gösterecektir. (Dua edin len.) Yusuf, ÖSS ile uğraşmak zorunda kalan ailesine dert anlatmak zorunda kalan tüm gençlere Allahtan sabır diler. Ve açık açık söyler; “sizin suçunuz değil.”

Birdaha nasipse o kapılardan girmemek üzere...